Onbir ayın sultanı dediğimiz Ramazan ayını uğurlarken, dini bayramların ilki olan Ramazan Bayramı Pazar günü müslümanlarca kutlanacak.

Bayram süresince Müslümanlar eş, dost, akraba ziyaretlerinde birbirlerinin bayramını kutlayıp, gelen misafirlere kolonya, şeker ve tatlı ikram edilir. Bayramın heyecanını eskisi gibi yaşayamasak da bu vesileyle kopmuş akrabalık bağlarını canlandırdığını düşünürüm.

Mesela bayram çöreği kokusu bayrama 1 hafta kala tüm sokaklarda buram buram gelir burnumuza, bu koku beni çok mutlu eder. Çocukluğuma götürür ve bayramın heyecanını yaşatır bana.

Bayramlarda temiz ve bakımlı olmak adettendir. Herkes yeni kıyafetlerini giyer. Tabi bunun içinde bir bütçe gerekir. Ailelerin bütçesine göre özellikle çocuklara kıyafet ve ayakkabı alışverişi yapılır. Bu çok önemli bir bayram ritüelidir.

Büyüklerimizin ellerini öpen çocuklara da hediye ama daha çok bayram harçlığı verilerek, çocuklar mutlu edilir. Mesela eskiden bayram günleri sürekli kapı çalınır, çocuklar kapı kapı dolaşıp şeker toplarlardı. Bu bayramın ruhunu bizlere hissettiren en önemli adımdı. Ne yazık ki şeker toplayan çocukların sayısı yıldan yıla azaldı.

Ev sürekli temiz ve düzenli olur bayramlarda. Herkes muhakkak bayram öncesi dip bucak bayram temizliğini yapıp, bayramın aslında bir arınma olduğunu da anlatıyor bizlere.

Mis gibi lezzetli bayram yemekleri pişirilir ve sevdiklerimizle beraber sohbet ederek hem karnımızı hem de ruhumuzu doyururuz.

Ama, demek istemezdim ama tüm bunlar için, bayramın ruhunu yaşatabilmek için çok ciddi bir bütçe gerekiyor, günümüz şartlarında. Bayram şekerinden harçlığına, kıyafetinden yemeğine, kolonyasından tatlısına, temizliğine kadar herşey ama herşey için bütçe lazım. Fitresini veremeyecek durumda olan insanlar var.

Bu ülkede ki istisnasız her konu ekonomiye, yoksullaştığımız gerçeğine çıkıyor.

Bayram deyince artık insanlar stres oluyor. Onu mu alayım, bunu mu alayım ya da onu da almayayım, bunu da almayayım derken buluyor insanlar kendini. Küçükten büyüğe herkes gergin oluyor. Büyükler harçlık veremeyeceği için küçükler ise harçlık alamayacağı için mutsuz, gergin, stres oluyor.

Sonra da vay efendim nerede o eski bayramlar diyoruz.