<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Öz Diyarbakır Gazetesi | Son Dakika Diyarbakır Haberleri</title>
    <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com</link>
    <description>Diyarbakır haber, son dakika Diyarbakır haberleri için yerel sitemizi ziyaret edin! Diyarbakır'da trafik kazası, siyaset, spor ve diğer gelişmeler burada.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 20:46:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’ın değeri Faruk Mungan hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirin-degeri-faruk-mungan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirin-degeri-faruk-mungan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir Diyarbekir sevdalısı, şair ve sanat insanı Faruk Mungan’ı kaybettik. Mungan’ın vefatı, başta ailesi olmak üzere dostları, sevenleri ve hemşehrileri arasında büyük üzüntü yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Diyarbakır’ın renkli ve sevilen simalarından, şiire ve sanata gönül vermiş Faruk Mungan, önceki gün hayatını kaybetti. Yazdığı şiirlerin yanı sıra Türk sinemasında üstlendiği rollerle de tanınan Mungan’ın vefatı, başta ailesi olmak üzere dostları, sevenleri ve hemşehrileri arasında büyük üzüntü yarattı.</p>

<h2><strong>Faruk Mungan kimdir ?</strong></h2>

<p>17 Nisan 1948 tarihinde Diyarbakır’da dünyaya gelen Faruk Mungan, aslen Mardinlidir. Türk edebiyatının önemli isimlerinden ünlü yazar ve şair Murathan Mungan’ın amcazadesi olan Faruk Mungan, hayatı boyunca sanatın farklı alanlarıyla iç içe yaşadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çok yönlü kişiliğiyle tanınan Mungan, farklı tarihlerde 33 Türk filminde rol aldı. Sinemadaki oyunculuğunun yanı sıra müziğe ve şiire de büyük ilgi gösterdi. Uzun yıllar Diyarbakır Valiliği Türk Sanat Müziği Korosu’nda görev yapan Mungan, sanat çevresinde kendine özgü kişiliği ve Diyarbekir sevdasıyla tanındı.</p>

<h2><strong>“Ben şair değilim…”</strong></h2>

<p>Faruk Mungan’ın yayımlanmış “Tek Başına” adlı bir şiir kitabı bulunuyor.</p>

<p>Kitabının önsözünde kendisini mütevazi bir ifadeyle, “Ben şair değilim. Sadece duygularımı dostlarımla paylaştım.” sözleriyle anlatan Mungan; şiir dünyasında Cemal Safi, Murathan Mungan, Cahit Sıtkı Tarancı ve Rıza Polat Akkoyunlu gibi önemli şair ve yazarlardan etkilendi.</p>

<p>Onun şiirlerinde memleket sevgisi, insan, dostluk, aşk, özlem ve hayatın farklı yüzleri kendine yer buldu. Ancak Faruk Mungan’ı farklı kılan yalnızca yazdığı şiirler değildi. O, Diyarbakır’ın sosyal ve kültürel hayatının içinde yer alan, dostlukları ve renkli kişiliğiyle hafızalarda iz bırakan bir isimdi.</p>

<h2><strong>Diyarbekir bir değerini daha kaybetti</strong></h2>

<p>Faruk Mungan’ın vefatı, Diyarbakır’ın kültür ve sanat hayatı açısından da önemli bir kayıp. Çünkü bazı insanlar yalnızca yaptıkları eserlerle değil, yaşadıkları şehre kattıkları değerlerle hatırlanırlar.</p>

<p>Faruk Mungan da doğup büyüdüğü Diyarbekir’e gönülden bağlı, bu şehrin kültürünü, sanatını ve insanını seven isimlerden biriydi.</p>

<p>Şimdi geride şiirleri, sinemadaki rolleri, dostlukları ve güzel hatıraları kaldı.</p>

<p>Diyarbakır’ın sevilen simalarından Faruk Mungan’ın taziyesi Odabaşı-Bal Camisi’nde kabul edilmektedir. Dört evlat babası olan değerli hemşehrimiz Faruk Mungan’a Yüce Allah’tan rahmet, başta kederli ailesi olmak üzere tüm yakınlarına, dostlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Ruhu şad, Mekânı cennet olsun…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYARBAKIR, YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirin-degeri-faruk-mungan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/f-a-r-u-k.jpg" type="image/jpeg" length="11916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[16 yaşında ata binip keçi besliyor]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/16-yasinda-ata-binip-keci-besliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/16-yasinda-ata-binip-keci-besliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 6 kız kardeşin en büyüğü olan 16 yaşındaki Esmanur Berköz, ailesine destek olmak için 5 keçiyle başladığı hayvancılıkta sayıyı 30'a çıkararak elde ettiği ekonomik gelirle babasının geçim yükünü hafifletiyor. Ata binip, hayvanlarla ilgilenen Esmanur'un annesiyse kızlarından memnun oldukları söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>Hatay’ın Kumlu ilçesi Paşahöyük Mahallesi'nde yaşayan Yusuf ve Fatma Berköz çifti 6 kız çocuğu sahibi. Ailesine gündelik yevmiye işlerde çalışarak bakan baba Berköz'ün maddi olarak en büyük destekçisiyse 16 yaşındaki Esmanur Berköz oldu. Erkek evladı olmayan babasının iş yükünü hafifletmek amacıyla babasına yardım etmeye çalıştığında olumsuz yanıt alan Esmanur, babasının sözünü dinlemeyerek hayvancılığa başladı. Ailesinin desteğiyle 5 keçi alan Esmanur, yavrulamayla keçi sayısını 30'a yükseltti. Esmanur'un eşine yardım ettiğini söyleyen Fatma Berköz, "Erkek çocuğum yok Esma'yı da erkek evladı gibi yetiştirdik ve inşallah hep bizim destekçimiz olacak" dedi.</p>

<p>At sırtında gezinen ve keçilerini besleyerek günlerini geçiren Esmanur Berköz, "Babam geçmişte hayvancılık yapıyordu ve benim hayvanlara ilgim o dönemde başladı. Babama yardımcı olmaya çalıştığımda, babam eve dönmemi isterdi. Bende babamın sözünü dinlemiyordum, keçi satın almaya başladı. İlk başta 5 tane aldım, sonra yavrularını sattım. Al, sat yaparak devam ettim ve şimdi yaklaşık 30 tane var. Biz 6 kız kardeşiz, erkek kardeşimiz yok. Babamın erkek çocuğu olmadığı için görevleri ben yerine getiriyorum. Sabah güne kuşlarımı ve atımı yemleyerek başlıyorum. Köpeğimi de besliyorum ve ardından keçilerimi yayıp 6 gibi getiriyorum" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="K E Ç İ1" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/k-e-c-i1.jpg" width="1000" /></p>

<p>Kızının hayvanlarla uğraştığını söyleyen anne Fatma Berköz, "Şimdiye kadar keçilerle kızım uğraşıyor ve babasına destek çıkıyor. Erkek çocuğum yok Esma'yı da erkek evladı gibi yetiştirdik ve inşallah hep bizim destekçimiz olacak. Okulu babasına destek çıkmak için bıraktı. Keçilerle kendi uğraşıyor, babası günlük yevmiyeye gidiyor" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/16-yasinda-ata-binip-keci-besliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/k-e-c-i-3.jpg" type="image/jpeg" length="26150"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suya girmekten korkuyordu, şampiyon oldu]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/suya-girmekten-korkuyordu-sampiyon-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/suya-girmekten-korkuyordu-sampiyon-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te doğuştan bedensel engeline rağmen ailesinin desteğiyle eğitim hayatını sürdüren 17 yaşındaki Fatma Çoban, antrenörlerin yönlendirmesiyle başladığı yüzmede 4 kez Türkiye şampiyonu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Gaziantep'te okullarda gerçekleştirilen yetenek taramasıyla keşfedilen Fatma Çoban, 5 yıl önce korktuğu sudan bugün şampiyonluklara uzanan bir başarı hikayesi ortaya koydu. 17 yaşındaki sporcunun hayatındaki dönüm noktası, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen 'Yetenek Kaşifi Projesi' kapsamında antrenörlerin Şehit Tamer Cinpolat Ortaokulu'nda yaptığı yetenek taramasıyla yaşandı. Suya girmekten korkan Çoban, antrenörlerin yönlendirmesiyle başladığı yüzmede dört kez Türkiye şampiyonu oldu.</p>

<p>Sudan korkmasına rağmen 4 kez Türkiye şampiyonu olmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu ifade eden Fatma Çoban, "5 yıldır yüzüyorum. Yüzmeye yetenek taraması sayesinde başladım. Okulumuza yetenek taraması için gelmişlerdi. Orada bana yüzme yapabileceğimi söylediler ve böyle başladım. Daha sonra birkaç hocayla tanıştım ve Ela hocamla çalışmaya başladım. Ben sudan çok korkuyordum. Ela hocam beni suda bir bebek gibi eğitti ve şu an bu noktaya geldim. Son iki yılda 100 metre serbestte 4 kez Türkiye şampiyonu oldum. Aynı zamanda 50 metre serbestte de Türkiye şampiyonluğu yaşadım. Şimdi Gebze'de düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'na davet edildik. Bunun için hazırlıklarımız başladı ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Hedefim dünya şampiyonu olmak. İnşallah Ela hocamla birlikte ay yıldızlı bayrağımızı orada göklere çıkarıp İstiklal Marşı'mızı okutmak istiyorum" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çoban'ın antrenörü Elanur Atalay: "Avrupa Şampiyonası için milli takıma davet edildik"</strong></h2>

<p>Şampiyonluk serüveninde Fatma Çoban ile yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi veren yüzme antrenörü Elanur Atalay, "Fatma ile okullarda gerçekleştirilen yetenek taraması sayesinde tanıştık. İlk olarak birkaç hocamızla daha çalıştı, daha sonra benimle tanıştı. İlk başta sudan çok korkuyordu. Onu suda bir bebek gibi eğiterek yüzmeyi öğrettik. Yüzmeyi öğrendikten sonra birlikte güzel bir serüvene başladık. 2021 yılından beri birlikteyiz. Beş yıl oldu. Daha nice yıllar birlikte oluruz. Sürecimiz çok güzel ilerliyor. Gelişime hala açık ve çalışmalarımız devam ediyor. Hedeflerimiz büyük. Şimdiye kadar birlikte birçok başarı elde ettik. Birçok birincilik, ikincilik ve üçüncülük yaşadık. Son üç yıldır 100 metrede Türkiye şampiyonluğu elde ediyoruz. Bu yıl 50 metrede Türkiye şampiyonu, 400 metrede Türkiye ikincisi ve 50 metre kelebekte Türkiye üçüncüsü olduk. Bunun yanı sıra ilk kez milli takım daveti aldık. 7-12 Eylül tarihleri arasında Gebze'de düzenlenecek Avrupa Şampiyonası için milli takıma davet edildik. İnşallah orada da güzel sonuçlarla döneriz. Rakiplerimiz elbette güçlü. Biz de onlara göre hazırlıklarımızı yapıyoruz. Şu an rakiplerimizi çok fazla tanımıyoruz, sadece isimlerini biliyoruz. Önümüzde uzun bir hazırlık süreci var. İnşallah güzel sonuçlar elde ederiz" cümlelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR, YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/suya-girmekten-korkuyordu-sampiyon-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/b-e-d-e-b-n-s-e-l.jpg" type="image/jpeg" length="10859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem Müzesi'nde acı hatıralar yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/deprem-muzesinde-aci-hatiralar-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/deprem-muzesinde-aci-hatiralar-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1999 Marmara Depremi'nin acı hatıraları Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde bulunan Deprem Müze'sinde yaşatılıyor. Müze, fotoğraf sergisi ve hayatını kaybeden vatandaşlar için yapılmış anıtla bellek görevi görürken, deprem simülasyon merkezi ile gençleri depremi tecrübe etme fırsatı sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adapazarı ilçesinde bulunan 2004 yılında vatandaşların ziyaretine sunulan Deprem Kültür Müzesi, 17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümünde onlarca ziyaretiçinin odak noktası oluyor. Adapazarı’nda yaşanan 3 büyük depremde çekilmiş fotoğraflardan oluşan sergi ve Adapazarı bölgesinde deprem sebebiyle hayatını kaybeden vatandaşlar için yapılan anma anıtıyla geçmişe dair bir ayna olurken, 5.4 şiddetinde depremin tecrübe edilmesini sağlayan deprem simülasyon merkeziyle gençlere depremi deneyimleme imkanı sunuyor.</p>

<h2><strong>"Müze değil bilgilendirme alanı"</strong></h2>

<p>Adapazarı Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürü Cem Erdivan müze hakkında bilgi vererek, " Deprem kültür müzesinde müzemize gelen vatandaşlarımıza depremin bilincini, deprem anında ne yapılması gerektiğini, deprem sırasında ve sonrasında neler olması gerektiğini anlattığımız bir yerdeyiz. 17 ağustos 1999 depremi, 1967 depremi ve 1943 depreminden şehrimizden görüntüleri, resimleri ve vatandaşlarımızın yaşadığı sıkıntıları göstermekteyiz. Bazı binaların yıkılmış hallerini veya enkaz çalışma hallerinin görüntüleri bulunmaktadır. 17 ağustos 1999 depreminde sadece Adapazarı’nda hayatını kaybeden 3891 kişi için yapılmış deprem anıtı maketini görebilirler. En sonunda 5.4 şiddetinde deprem simülasyon merkezinde depremi yaşayıp deprem anında ne yapmaları gerekir, deprem sonrasında ne yapmaları gerekir çalışma arkadaşlarımızla birlikte bilgilendirme yapılmış olur" dedi.</p>

<p><img alt="M Ü Z E-4" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/m-u-z-e-4.jpg" width="1000" /></p>

<p><strong>"Burayı her gezdiğimde tekrar o acıyı hissediyorum"</strong></p>

<p>17 Ağustos 1999 depremini deneyimlemiş 46 yaşında Şahin Mantar depremin çok acı bir deneyim olduğunu vurgulayarak, "Şuanda burayı her gezdiğimde tekrar o acıyı hissediyorum. Sanki yeni yaşamış gibi hissediyorum. Yıkılan her binada her caddede ders almamız gerekiyor. Çünkü çok acılar yaşadık. Sadece burada değil Yalova, İzmit, İstanbul baya bir Marmara genelinde bu deprem yaşandı. Sadece Adapazarı’nda değil. 17.000 şehidimiz yatıyor. 17 Ağustos unutulmaz. En azından haftada bir sefer buraya zaman ayırmalılar. Gençlerin burayı gezmelerini diliyorum. Biz bunları yaşadık, büyüklerimiz anneleriniz babalarınız bunları yaşadı. Gelip görmeleri lazım" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Burayı görüp bilgilensinler"</strong></h2>

<p>17 Ağustos 1999 depremine Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yakalanan 43 yaşındaki Nuray Güven, 17 Ağustos’un ne ifade ettiğini çocuğuna göstermek için ailecek müze ziyareti gerçekleştirdiklerini belirterek, " Resmen kıyamet kopuyor zannettim. Bayırda oturuyorduk. Yerle bir olur zannettim. Aşağılarda çok kötüydü bağırış, toz duman. Şükür bizim oralar bayır olduğu için orada bir problem olmadı. Gene sağlammış. Hep düzlüklerde yıkıldı. Ölümler oldu. Deprem müzesinin görülmesi gerekir. Çoluğumuza da gösterelim istedik. Bu anı öğrensinler, bilgilensinler istedik " şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/deprem-muzesinde-aci-hatiralar-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/m-u-z-e1-3.jpg" type="image/jpeg" length="32672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ömrünü oğluna adayan baba]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/omrunu-ogluna-adayan-baba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/omrunu-ogluna-adayan-baba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya'da 3 aylıkken fark edilen rahatsızlığı nedeniyle yıllardır özel bakıma ihtiyaç duyan oğlunun hayatını kolaylaştırmak için mücadele eden baba, yıllar önce kendi imkanlarıyla yaptığı düzenekleri oğlunun büyümesiyle birlikte geliştirdi. "Allah'ın emaneti" dediği oğluna ömrünün sonuna kadar bakacağını söyleyen baba, "Gerçekten örnek olabildiysem başka bir şey istemem" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>Konya'da yaşayan 54 yaşındaki Ramazan ile Hacer Sert çifti, 1997 yılında dünyaya gelen ikinci çocukları Muhammed'in başını tutamadığını fark etti. Aile, yaklaşık 3 yıl boyunca hastane ve doktorlar arasında gidip gelirken, Muhammed'e beyin felci tanısı konuldu. Fizik tedavi sürecinin ardından rehabilitasyon merkezlerine götürülen Muhammed'in bakımını ailesi evde sürdürmeye başladı.</p>

<p>Emekli olduktan sonra bakım sürecinin büyük bölümünde oğlunun yanında olduğunu dile getiren baba Ramazan Sert, "Çok zorlu süreçlerden geçiyoruz, gerçekten çok zor bir şey. Bazen hakkından bile gelemediğimiz zamanlar oluyor. Eşimle beraber, kaldırmasında, indirmesinde birbirimize destek oluyoruz. Ben çalışırken akşamları yardımcı olabiliyordum. Şimdi emekli oldum. 6 seneden beri ben de dört duvar arasında böyle yardımcı oluyoruz birbirimize. Devamlı destek oluyoruz kaldırırken, indirirken ve bu gibi şeylerde devamlı yardım ediyoruz. Çünkü boyu benim boyumda, çocuk sıkıntılı, kalkması zor. Belinde platin var, kalçadan boynuna kadar. Bir de kastığı zaman hiç yetmiyor oturmuyor. Oturttuğumuz zaman sandalyesine her tarafını bağlamak zorunda kalıyoruz. Çünkü kastığı için oturamıyor, aşağıya düşüyor. Arabaya bindirirken kapıdan bindiremiyoruz kastığı için dik oluyor. Bagajdan bindiriyorum. Bagaja yatak yaptım. Oradan sokuyoruz, oradan çıkarıyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Geçmişte hastanede rehin kaldık zor çıkardık para istediler"</strong></h2>

<p>Geçmişte sağlık hizmetlerine ulaşmanın daha güç olduğunu belirten Ramazan Sert, 45 gün fizik tedavi gördüklerini ve bu süreçte hastaneden çıkmakta da zorlandıklarını ifade etti. Sert, "O zamanlar sağlık sektörü çok zorlu alandı. Eczaneler ayrı, hastaneler de ayrı problemler yaşıyorduk o zaman. Fizik tedaviye gittik 45 gün yattık. Hastanede rehin kaldık. Zor çıkardık, para istediler, bulduk bir şekilde çıkardık ama şimdiki sağlık sektörü çok farklı. Evde hizmete kadar, Allah razı olsun eve geliyorlar. Dün geldiler mesela baktılar, gittiler. Çok rahatsızdı geldiler, baktılar, gittiler eve kadar geliyorlar. Çok farklı eskiye bakınca şimdiki sağlık sektörü otel gibi aynı. Hastaneye gidiyorsun, otel gibi koca koca odalarda tek oda, tek yatak" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="O Ğ L U1" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/o-g-l-u1.jpg" width="999" /></p>

<h2><strong>"Allah'ım güç ve kuvvet verdiği sürece bakacağım"</strong></h2>

<p>Oğlu için geliştirdiği düzenekler hakkında konuşan Sert, "Çocuk içeride devamlı yatıp duruyordu. Bir koltuk aklıma geldi, gittim mobilyacılardan bir tahtayı kestirdim, ona dört teker taktırdım. Pencerenin yanına koydum o da güzel oldu hakikaten. Çocuk dışarıyı da seyrediyor bu koltuk sayesinde. Sonra da bu ayakta dikelme düzeneğini 2000'lerde medikalcilerden tavsiye ettiler. O zaman profildendi çok para istediler, imkanımız da yoktu gerçekten çok sıkıntılı günlerimiz geçti. Paramız yoktu, bunu oradan gördüm o zamandan başladı bu serüven, küçük hayalim onu da yaptım. Muhammed büyüdükçe de yükselttim. Her iki-üç senede ben de bunu yeniledim yeniledim en sonunda buraya geldi, burada kaldı artık. Ben sonuna kadar, Allah'ım güç ve kuvvet verdiği sürece bakacağım. Çünkü Allah'ın emaneti bu çocuk, bana vermiş bir emanet, bakmak zorundayım" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Yardım istemiyoruz biz kendimize yetiyoruz"</strong></h2>

<p>Teklif edilen yardımları kabul etmediğini anlatan Sert, "İnternetten, sağdan soldan mesela çok dualar da ediyorlar, 'örnek baba' diyorlar. Gerçekten örnek olabildiysem başka bir şey istemem zaten. Ben ne parasındayım, ne pulundayım. Benim bir maaşım var, Muhammed'in de bakım maaşı var o bize yetiyor. Allah bereket versin. Yardım etmek isteyenler de çok, Allah razı olsun hepsinden. Yurt dışından mesajlar geliyor. 'IBAN gönder, yardım etmek istiyorum' diyorlar. Biz yardım istemiyoruz yani biz kendimize yetiyoruz. Allah razı olsun hepsinden düşünmeleri yeter" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/omrunu-ogluna-adayan-baba</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/o-g-l-u.jpg" type="image/jpeg" length="80904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem sonrası oğlunu bulmak için 18 mezar açtı]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/deprem-sonrasi-oglunu-bulmak-icin-18-mezar-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/deprem-sonrasi-oglunu-bulmak-icin-18-mezar-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'de 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde enkazdan çıkarıldıktan sonra kaybolan oğlunu bulmak için 4 yıl boyunca emniyet, hastane ve morgları dolaşan 70 yaşındaki Emine Cebeci, mahkeme kararıyla açtırdığı 18 mezarın birinde evladının cenazesine ulaşmasının acısını ilk günkü gibi kalbinde taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, o gece yaşanan acılar ve sonrasında verilen mücadeleler hafızalardaki yerini koruyor. Deprem gecesi oğlu Serkan ile birlikte enkaz altında kalan 70 yaşındaki Emine Cebeci, 16 saat sonra yaralı olarak kurtarıldı. Oğlu ise 13. saatte enkazdan çıkarılarak hastaneye sevk edildi ancak sevkin ardından kendisinden bir daha haber alınamadı.</p>

<p>Bir yıl boyunca hastanelerde tedavi gören ve 14 kez ameliyat olan Cebeci, tüm yaşadığı zorluklara rağmen oğlunu aramaktan vazgeçmedi. 4 yıl boyunca Türkiye'nin dört bir yanında oğlunun izini süren, emniyetleri, hastaneleri ve morgları dolaşan Cebeci, başlattığı hukuki mücadele sonucu 18 mezarın açılmasını sağlayarak evladının cenazesine ulaştı.</p>

<h2><strong>"1999 bizim için milattan önce ve milattan sonra gibi oldu"</strong></h2>

<p>O gece yaşadıklarını anlatan Emine Cebeci, "Derler ya, 'milattan önce, milattan sonra' diye. Bizim için de öyle oldu. 1999'dan önce bir hayatımız vardı, 1999'dan sonra başka bir hayata döndük. O gece oğlumla beraber evdeydik. Çok sıcak bir ağustos ayıydı. Bu sıcaklar beni zaten hep korkutur. Yine böyle kötü, sıcak bir geceydi. Oğlum astsubaylığı kazanmıştı. 'Gece erken yatayım, yarın sabah raporlarımı götüreceğim askeriyeye' dedi. Televizyon izliyordum. O sırada büyük bir gümbürtü koptu. O kadar büyük bir gümbürtüydü ki deprem olduğunu düşünemedim. Bir an evin altından tren geçiyor zannettim. Öyle sert bir sarsıntıydı. Birden fırladım. Oğluma koşturayım, korkmasın diye düşündüm. Ne yazık ki üç adım atabildim, dördüncü adımı atamadım. Hani '45 saniye sürdü' dediler ya, biz ilk 10 saniyede yıkılan evlerden biriydik" dedi.</p>

<h2><strong>"Öyle bir sarsıntıydı ki döne döne yıkıldık"</strong></h2>

<p>Birinci katta oturduklarını ve üzerlerinde 5 kat bulunduğunu belirten Cebeci, sarsıntının şiddetine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Sağa sola çarpa çarpa, döndüre döndüre evimiz yıkıldı. Öyle bir sarsıntıydı ki döne döne yıkıldık. Ben yüzüstü yere düştüm. Bütün merdivenler yıkılmış, yanıma gelmiş. Sadece çenem yerdeydi. Kafam kımıldamıyordu. Beton kafama değiyordu ama ezmiyordu. Bacaklarım, kolum kolonun altında kaldı. Aradan zaman geçti. Oğluma seslendim, sesini duyayım diye. Ondan hiç ses alamadım. ‘Eyvah' dedim, ‘Oğlum öldü herhalde.' Hiç aklımı kaybetmemeye çalışıyorum, yüzüstü düştüğüm halde. Deprem olduğunu düşünmüyorum. ‘Bizim bina yıkıldı' diyorum. Sahilden gören olur, binanın yıkıldığını fark eder, yardım eden olur diye düşünüyorum. Ama bir iki saat hiç kimseden ses gelmedi. Ne sahilden ne dışarıdan. Bir iki saat sonra oğlumun sesini duydum. 'Anne, iyiyim. Sadece ayağım ezik' dedi. ‘Tamam oğlum, dayan. Sahilden dönenler görür bizi, kurtarırlar' dedim."</p>

<p><img alt="Deprem1" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/deprem1.jpg" width="999" /></p>

<h2><strong>"Oğlum, 'Kurtaramayacaklar bizi, kimse yok' dedi"</strong></h2>

<p>Enkaz altında oğluyla sabaha kadar konuştuklarını dile getiren Cebeci, "En son oğlum, 'Kurtaramayacaklar bizi, kimse yok' dedi. 'Hakkınızı helal edin' dedi. 'Yok oğlum, öyle deme. İlla kurtulacağız. Sen gayret et' dedim. Oğlum helalleşmeyi düşünüyordu ama ben o an bunu düşünemedim. Ona cesaret vermeye çalışıyordum. Saatlerce arada gelen giden olmaya başladı. Enkazı görenler yardıma koşmaya çalıştı. Komşuların sesini duyuyoruz ama onlar bizim sesimizi duyamıyor. Enkazın altında sen her şeyi duyuyorsun ama onlar seni duyamıyor. Enkazlarda çok büyük yanlışlar oluyor. Üzerine o kadar insan çıkıyor ki o devamlı betonlar kayıyor. Sağlam insanlar aşağıda ezilmeye başlıyor. Hiç kimse orada ilk anda ölmedi. Bazen ölmek istiyorsun, ölemiyorsun. Diri diri mezara giriyorsun ama çaresizsin yapacağın bir şey yok. Oğluma teselli vermekten kendime unutmuştum" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Allah'a şükürler olsun. Oğlumu buldular ya, beni bulmasalar da olur' diyordum"</strong></h2>

<p>Aradan 13 saat geçtikten sonra oğlunun enkazdan sağ olarak çıkarıldığını ifade eden Cebeci, "Allah'a şükürler olsun. Oğlumu buldular ya, beni bulmasalar da olur' diyordum. Sadece bizim binamızın yıkıldığını zannediyorum. Oysa deprem olmuş, her taraf yerle bir olmuş. Daha sonra oğlumu çıkardılar. Yanında köpeğimizi de çıkardılar. Köpeğimiz yaşıyordu. Oğlumla beraber onu da çıkardılar. Oğlum, 'Gitmem, annemi çıkarın. Annem aşağıda yaşıyor' diyordu. Daha sonra en yakın arkadaşım zorla oğlumu ikna etti ve Gölcük Askeri Hastanesi'ne götürdü. Ben hep şükrettim. ‘Oğlum gitti, kurtuldu. Ben kurtulmasam da olur' diye düşündüm. Saat 16.00 sıralarında beni de oğlumdan üç saat sonra çıkardılar. Çıktığımda çok kötüydüm. Herkes bunu söylüyor. ‘Serkan çok iyiydi, senin hastaneye ulaşacağını bile düşünmüyorduk' diyorlardı" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Oğlumu kaybettiğim yerde arayacaktım"</strong></h2>

<p>Enkazdan çıktığında her yerin yerle bir olduğunu gördüğünü aktaran Cebeci, tedavisinin ardından başlayan zorlu arayış sürecini şöyle anlattı:</p>

<p>"Gölcük adeta yerle bir olmuştu. Ben sadece oğlumu soruyordum. Bir yıl boyunca hastanelerde kaldım, sürekli ameliyat oldum. Ayağımdan 14 kez ameliyat geçirdim. ‘Ben Serkan'ı bulacağım' dedim. Onu kaybettiğim yerde arayacaktım. Gölcük'e geldiğimde bir baktım, duvarların üzerinde hep kayıp insanların fotoğrafları vardı. Bir sürü kayıp vardı. Askeriyeye gittim. Askeriye bana, 'Biz 18 kimsesiz kişiyi gömdük ama resimleri elimizde' dedi. Resimlere baktım, benim oğlum yoktu. Yine de ‘Bakın, bir sürü kayıp var. Bu kayıplardan biri o mezarlıktan çıkabilir. O 18 mezarın açılmasını istiyorum' dedim. Çünkü hangi kaybı bulsak, bir anne için bu huzurdur."</p>

<h2><strong>"Benim oğlum o mezarlardan birinden çıktı"</strong></h2>

<p>Kayıp aileleriyle bir araya gelerek yıllarca sürecek bir hukuk mücadelesi başlattıklarını belirten Cebeci, "Benim mahkeme sürecim 4 yıl sürdü. Mezarları açtırabilmek için mücadele ettim. Mahkemeye para yatırmadan zaten süreç ilerlemiyordu. Daha sonra tüm kayıp ailelerinin davaları iptal oldu. Bir tek benimki devam etti. Ben de tekrar üst mahkemeye müracaat ettim. Depremi yaşamışsın, bağırıyorsun ama seni soran olmuyor. Sonunda mezarlar açıldı. 18 mezarın açılmasını istedim. Benim oğlum çıkacak diye değil, başka kayıpların bulunması için açtırdım ama benim oğlum o mezarlardan birinden çıktı. 4 yıl sonra. Ben bu 4 yılda Türkiye'de gitmediğim yer bırakmadım. Bu işler öyle ufacık bir aramayla olmuyor. Her gün sırtımda kayıpların resimleriyle Türkiye'yi dolaştım. Oğlumun mezarını buldum ama yine de ‘Ya oğluma benzeyen biri olsaydı?' diye düşünüyorsun. 4 yıl sonra bulmak öyle kolay bir şey değil. Herkes cenazesini aldı, kabul etti. Benimki çok zor oldu. Çünkü çocuğumu sağ olarak göndermiştim, ben de onu her yerde sağ olarak arıyordum. Öldüğünü aklına bile getirmiyorsun" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"Yıllarca sokak sokak dolaştım"</strong></h2>

<p>Gözyaşlarına hakim olamayan Cebeci, sözlerini şöyle noktaladı:</p>

<p>"Ben 4 yıl kapımı kapatmadım 'Çocuğumdan bir haber gelir, bir ses duyarım' diye düşündüm. Yıllarca sokak sokak dolaştım. Her arabanın içine baktım. 'Acaba benim çocuğum bir yerlerde şuurunu yitirdi de geziyor mu?' diye düşündüm. Bakırköy'e gittim, akıl hastanelerini aradım. Oğlumu bulana, o mezarlar açılana kadar aramadığım program, gazete, haber kalmadı. Yurt dışına kadar fotoğrafını gönderdim. 'Belki bir gören olur, bir yerlerden bir ses gelir' diye umut ettim."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/deprem-sonrasi-oglunu-bulmak-icin-18-mezar-acti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/deprem-57.jpg" type="image/jpeg" length="34598"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ambulans helikopter hamile kadın için havalandı]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/ambulans-helikopter-hamile-kadin-icin-havalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/ambulans-helikopter-hamile-kadin-icin-havalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>Van'ın Bahçesaray ilçesinde 29 yaşındaki hamile kadın, ambulans helikopter ile Van'a getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçesaray Devlet Hastanesinde tedavi gören 29 yaşındaki hamile hasta için ileri tetkik ve tedavisi için SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevki kararlaştırıldı. Van İl Sağlık Müdürlüğü ile iletişime geçilerek helikopter ambulans talep edildi. Kısa sürede Bahçesaray'a giden helikopter ambulans hastayı alarak Van'a nakli sağlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/ambulans-helikopter-hamile-kadin-icin-havalandi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/hamile-3.jpg" type="image/jpeg" length="55610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da yaşlı vatandaşın evine Belediye desteği]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-yasli-vatandasin-evine-belediye-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-yasli-vatandasin-evine-belediye-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da, Eğil Belediyesi, tek başına yaşayan vatandaşın evini elden geçirerek yaşanır hale getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>Diyarbakır’ın Eğil İlçe Belediyesi, Kazanlı Mahallesi'nde tek başına yaşayan Şevket Özdemir'in yaşam şartlarını daha güzel, sağlıklı ve konforlu hale getirmek için kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu’nun da ilgilendiği ve çalışmalara eşlik ettiği süreçte, Özdemir'in bakıma ihtiyaç duyan evinin badana ve boya işlemlerini tamamlayarak yaşam alanı yeniledi. Ayrıca kanepe, yatak, çamaşır makinesi, su deposu, halı, perde ve vantilatör gibi temel ihtiyaçlar, belediye tarafından karşılanarak ev yeniden düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediyeden yapılan açıklamada, "Bizim için belediyecilik yalnızca yol yapmak, taş döşemek değildir; bir hemşehrimizin kapısını çalmak, derdini dinlemek, ihtiyacını gidermek ve gönlüne dokunmaktır. Şevket amcamızın yüzündeki tebessüm, bütün emeğimize değer. Başkanımız Fırat Seydaoğlu öncülüğünde, hiçbir hemşehrimizi yalnız bırakmadan gönüllere dokunan hizmetlerimize devam edeceğiz. Birlikte daha güzel, daha güçlü bir Eğil için" denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYARBAKIR, YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-yasli-vatandasin-evine-belediye-destegi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/egil-int-1.jpg" type="image/jpeg" length="91275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4 aylık bebeğin imdadına uçak ambulans yetişti]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/4-aylik-bebegin-imdadina-ucak-ambulans-yetisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/4-aylik-bebegin-imdadina-ucak-ambulans-yetisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bingöl Devlet Hastanesi'nde kalp yetmezliği ve metabolik hastalık şüphesiyle tedavi gören 4 aylık bebek, ileri tetkik ve tedavi amacıyla uçak ambulansla Ankara Etlik Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>Bingöl Devlet Hastanesi'nde kalp yetmezliği ve metabolik hastalık şüphesiyle tedavi gören 4 aylık bebeğin, Çocuk Kardiyolojisi ve Çocuk Metabolizma Hastalıkları alanlarında ileri tetkik ve tedavi görmesine karar verildi. Bunun üzerine Sağlık Hava Koordinasyon Merkezi (SAHOM) ile kurulan koordinasyon sonucunda uçak ambulans görevlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Minik hasta, sağlık ekiplerince Bingöl Devlet Hastanesi'nden alınarak kara ambulansıyla Diyarbakır Havalimanı'na ulaştırıldı. Burada uçak ambulansa nakledilen bebek, sağlık ekiplerinin refakatinde Ankara Etlik Şehir Hastanesi'ne sevk edilerek tedavisine alındı.</p>

<p><img alt="B E B E K1" class="detail-photo img-fluid" height="590" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/b-e-b-e-k1.jpg" width="1000" /></p>

<p>Sevk işleminin Bingöl 112 Acil Sağlık ekipleri ile SAHOM'un koordinasyonunda sorunsuz şekilde tamamlandığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/4-aylik-bebegin-imdadina-ucak-ambulans-yetisti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/b-e-b-e-k-3.jpg" type="image/jpeg" length="49693"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[85 yaşında dut pekmezi üretiyorlar]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/85-yasinda-dut-pekmezi-uretiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/85-yasinda-dut-pekmezi-uretiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>Malatya'nın Arapgir ilçesine bağlı Onar Mahallesi'nde yaşayan 85 yaşındaki çift, ilerleyen yaşlarına rağmen üretmekten vazgeçmiyor. "Dutlar heba olmasın" diyerek yaz sıcağında dökülen dutları toplayan Güllü ve Hasan Hüseyin Tanrıvermiş, atalarından miras kalan geleneksel yöntemlerle dut pekmezi hazırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onar Köyü Dernek Başkanı Mehmet Ali Tanrıvermiş, anne ve babası Güllü ile Hasan Hüseyin Tanrıvermiş'in her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir emekle dut pekmezi yaptığını belirterek, üretmenin insanı hayata bağlayan en önemli değerlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Tanrıvermiş, "Bu sadece pekmez kaynatma hikayesi değil, aynı zamanda üretmenin ve emeğin değerini gösteren bir yaşam mücadelesidir. Yaşımız kaç olursa olsun üretmek, toprağa ve emeğe dokunmak insana yaşama sevinci veriyor. Üretkenlik, ben hala buradayım ve faydalıyım demenin en güzel yoludur. Zihnen ve bedenen aktif kalmak insanı dinç tutuyor. Annem Güllü Tanrıvermiş ile babam Hasan Hüseyin Tanrıvermiş, 85 yaşında olmalarına rağmen yaz sıcağına aldırmadan dutları tek tek toplayıp geleneksel yöntemlerle pekmez yapıyor. Ellerine ve emeklerine sağlık." dedi.</p>

<p><img alt="Dut1" class="detail-photo img-fluid" height="501" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/dut1.jpg" width="640" /></p>

<p>Onar Mahallesi'nde nesilden nesile aktarılan geleneksel yöntemlerle hazırlanan dut pekmezinin yapımında önce toplanan dutlar kurutuluyor. Daha sonra su ilave edilerek yaklaşık 2 ila 2,5 saat kaynatılan dutlar süzülerek başka bir kazana aktarılıyor. Buradan bakraçlarla tepsilere alınan pekmez şırası, güneş altında yaklaşık iki gün bekletildikten sonra kıvamını alarak bidonlara dolduruluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/85-yasinda-dut-pekmezi-uretiyorlar</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/duy.jpg" type="image/jpeg" length="50834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğulu mevsimlik işçileri yollara düştü]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/dogulu-mevsimlik-iscileri-yollara-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/dogulu-mevsimlik-iscileri-yollara-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz'de fındık hasadına günler kala, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen mevsimlik tarım işçileri Zonguldak'ın Alaplı ilçesinde çadırlarını kurmaya başladı. 7 Ağustos'ta başlayacak hasadı bekleyen işçiler, umutlarını bu sezonun bereketine bağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Zonguldak'ın Alaplı ilçesinde 7 Ağustos'ta başlaması beklenen fındık hasadı öncesinde mevsimlik tarım işçileri bölgeye gelmeye başladı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden aileleriyle birlikte gelen işçiler, Mollabey Köyü'nde kendileri için hazırlanan konaklama alanına çadırlarını kurarak hasat sezonunu beklemeye başladı. Kadınlar sac üzerinde yufka ekmek pişirirken, gençler çadırların kurulumuyla ilgileniyor. Aile büyükleri ise fındık üreticileriyle yevmiye ve çalışma şartlarını görüşüyor.</p>

<p>Şanlıurfa'dan yaklaşık 22 saatlik yolculuğun ardından 20 kişilik ekibiyle Alaplı'ya gelen Mehmet Ali Hatipoğlu, sezonun bereketli geçmesini temenni ettiklerini söyledi. Hatipoğlu, "Güneydoğu ve çeşitli illerden buraya geliyoruz. Fındık sezonu başlamış durumda. Yaklaşık bir ay boyunca Alaplı'da çalışacağız. Daha sonra Sakarya'nın Karasu ilçesine geçerek yaklaşık 20-25 gün daha fındık toplayacağız. Okullar açılmadan önce hasadı tamamlayıp memleketlerimize döneceğiz. Bu yıl hava şartları geçen yıla göre daha iyi geçti. İnşallah hem üreticiler hem de emek veren işçiler için bereketli bir sezon olur" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="F I N D I K2" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/f-i-n-d-i-k2.jpg" width="999" /></p>

<p>Şanlıurfa'dan gelen Güneş Öğüş ise hasadın başlamasını beklediklerini belirterek, "Burada hasat 7 Ağustos'ta başlayacakmış. Ayın 7'sini bekliyoruz. İnşallah güzel ve bereketli bir sezon geçiririz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Alaplı'da ilk kafilenin yerleştiği Mollabey Köyü'ndeki konaklama alanında önümüzdeki günlerde farklı illerden gelecek mevsimlik tarım işçilerinin de yerlerini alması bekleniyor. İşçiler, yaklaşık bir ay sürecek fındık hasadının ardından farklı illerdeki hasat bölgelerine geçerek sezonu tamamlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/dogulu-mevsimlik-iscileri-yollara-dustu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/f-i-n-d-i-k.jpg" type="image/jpeg" length="39823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kız kardeşinin organıyla hayat buldu]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/kiz-kardesinin-organiyla-hayat-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/kiz-kardesinin-organiyla-hayat-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli'de yaşayan ve 18 yıl önce kız kardeşinin bağışladığı böbrekle hayata tutunan Mazlum Aydınlar, köyünde üretim yaparak ekonomiye katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Tunceli'nin Çemişgezek ilçesine bağlı Akçapınar köyünde yaşayan 58 yaşındaki Mazlum Aydınlar'a, 18 yıl önce kız kardeşi Nural Şener umut oldu. Yapılan nakille yeniden sağlığına kavuşan Aydınlar, bugün köyünde sebze yetiştirip tavuk besleyerek üretken ve sağlıklı bir yaşam sürdürüyor. Aradan geçen yıllara rağmen sağlıklı bir yaşam süren Aydınlar, organ bağışının hayat kurtardığını belirterek vatandaşlara duyarlılık çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Evli ve iki çocuk babası olan Mazlum Aydınlar, organ bağışının birçok insan için yeniden doğuş anlamına geldiğini ifade ederek, "2008 yılında İzmir Bozyaka Hastanesi'nde organ nakli oldum. Kız kardeşim Nural Şener'in bana verdiği organla beni hayata yeniden bağladı. 18 yıl oldu nakil olalı. Yani nakilden sonraki süreçten itibaren gerçekten sağlığım çok iyi. Bu konuda Sağlık Bakanlığı'nın da çok yardımı oldu. Özellikle tekrarlıyorum organ bağışı hakkında biraz daha duyarlı olalım. Çünkü organ bekleyen birçok hasta var. Diyaliz hastası var. Bunların hayata dönmesi için biraz daha duyarlı olalım. Özellikle burada kız kardeşim Nural Şener'e çok teşekkür ediyorum. Bana yeniden annelik yaptı. 18 yıl boyunca da eşim Yasemin Aydınlar'ın bana gerçekten çok emeği oldu. Yani baktı. Köydeki yaşantım, 18 yıl içinde bahçem var. Hobi olarak sebze yetiştiriyorum. Sebzenin her türlüsünü yetiştiriyorum. Ayrıca tavuklarımız var. Köyde yaşıyoruz. Hobi olarak yapıyorum bunları. Toprakla uğraşıyorum. Çünkü toprakla uğraşmak da çok önemli. Organ bağışı hayatta bırakılacak en büyük bir mirastır. Lütfen bağış yapalım. Hayat kurtaralım. Aynı şartlarda ben olsam seve seve bağış yaparım. Çünkü bunları ben yaşadım. Yani şu an bile imkanım olsa bağış yaparım" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/kiz-kardesinin-organiyla-hayat-buldu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/b-o-r-e-k.jpg" type="image/jpeg" length="75764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da 160 bin nüfuslu mahallede boşanma alarmı]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-160-bin-nufuslu-mahallede-bosanma-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-160-bin-nufuslu-mahallede-bosanma-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Bağcılar Mahallesi muhtarı Şeyhmus Şirdenli, muhtarlığa son bir yılda gelen boşanma tebligatlarında artış olduğuna dikkat çekerek, kurumların bunun altındaki nedenleri tespit etmeleri için çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, <strong>Diyarbakır</strong>'ın merkez <strong>Bağlar </strong>ilçesine bağlı <strong>Bağcılar Mahallesi</strong>, 160 bin 136 kişilik nüfusuyla Türkiye'nin en kalabalık mahallesi unvanına sahip. Mahalle muhtarlığına haliyle her gün onlarca evrak geliyor. Gelen evraklar içerisinde aile mahkemelerinden gelen tebligatlar dikkat çekiyor. Aileler, avukat masraflarından ötürü muhtarlıktan fakirlik belgesi talep ediyor.<br />
İki dönemdir mahalle muhtarı olan <strong>Şeyhmus Şirdenli</strong> ise belge verirken ailelerin <strong>boşanma </strong>süreci yaşadığını öğreniyor. Şirdenli, kendi imkanlarıyla bazılarıyla görüşüp sorunlarını çözüme kavuşturup çiftleri boşanmaktan vazgeçiriyor. Yetişemediği durumlar için kurumlara çağrıda bulunan Şirdenli, boşanmaların altındaki nedenlerin tespiti ve çözümü için çağrıda bulundu.</p>

<p><img alt="Bağcılar Mahalle Muhtarışeyhmus Şirdenli" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/bagcilar-mahalle-muhtariseyhmus-sirdenli.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Boşanmalar gittikçe artıyor</strong></h3>

<p>Şeyhmus Şirdenli, İHA muhabirine, devletin politikası gençleri evlendirmek olduğunu, buna katılıp destek verdiklerini söyledi. İki dönemdir burada muhtarlık yaptığını hatırlatan Şirdenli, ama bu bir yıl içinde boşanmaların gittikçe daha da arttığını belirtti.<br />
Günde 15 adet boşanma tebligatı geldiğine değinen muhtar Şirdenli, "Bayan erkek fark etmez bizden gelip fakirlik belgesi istiyor. Buna üzülüyoruz, devlet buna dikkat etsin. Bunlar niye bu kadar boşanıyor. Bu gençlerin genelde 1-2 çocuğu oluyor, ya olmamış. Evlilikleri bir yıl sürmüyor. Buna dikkat çekmek istiyoruz. Gençler bunu gördüğü zaman evlenmekten de kaçıyor. Devletin politikası güzel, gençleri evlendirmek güzel. Bakanlığımızda bunu dile getiriyor, teşvikte veriliyor. Ama maalesef boşanmalar daha da artıyor" dedi.</p>

<h3><strong>En fazla işim boşanma evrakları</strong></h3>

<p>"Bir baba olarak bunları gördüğüm zaman içim sızlıyor" diyen Şirdenli, "İş yok diyorlar, iş beğenmemezlik de var, bunu da görüyoruz. Tebligatlar aile mahkemesi, bu da boşanmadır. Kurumlara çağrım bir gidip onları dinlesinler. Hepsinin kayıtları var. Bir konuşsunlar, niye boşanıyorlar. Boşandıklarında devlete de bir maliyeti var. Bu çocuklar ortada kalıyor, devlet bu masrafları vermek zorunda kalıyor. Şu anda benim en fazla işim boşanmadır. Avukat istiyor, fakirlik belgesi doldurmak ve onlara vermek. Bir kaçını barıştırdım, bırakmadım. Kurumlar da el atsa bunun önlemini alırız. Daha fazla olmasın. Bu konulara çok üzülüyorum. Gençlerimiz geleceğimizdir. Ufak tefek sorunlardır belki. Kurumlarımız gittiğinde bunları düzeltiriz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHLAS HABER AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-160-bin-nufuslu-mahallede-bosanma-alarmi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2025/07/bosanma-yargitay.jpg" type="image/jpeg" length="96336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Azraili uğurladı, okeye devam etti; Arkadaşlarına yemek ısmarladı]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/azraili-ugurladi-okeye-devam-etti-arkadaslarina-yemek-ismarladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/azraili-ugurladi-okeye-devam-etti-arkadaslarina-yemek-ismarladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahvede okey oynarken soluk borusuna portakal parçası kaçan kişi arkadaşının Heimlich manevrası ile hayata döndü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Bilecik</strong>'te bir kıraathanede okey oynayan şahsın yediği portakalın parçası soluk borusuna kaçtı. Masadaki rakibinin Heimlich manevrası sonrası hayata dönen adam oyuna kaldığı yerden devam etti.<br />
Olay, Bilecik'in <strong>Söğüt </strong>ilçesine bağlı bir kıraathanede meydana geldi. Orta Mahalle üzerinde bir kıraathanede arkadaşlarıyla birlikte okey oynayan Hüseyin Açık bir anda nefes alamamaya başladı. Bu esnada yanında oturan ve okey oyununda rakibi olan Soner Keskin hemen şahsa Heimlich manevrası yaptı. Yediği portakal parçası boğaza kaçan adam Heimlich manevrası ile nefes alarak hayata döndü. Hüseyin Açık ardından masaya tekrar oturarak, oyuna kaldığı yerden devam etti. O anlar kıraathanenin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.<br />
Öte yandan, Hüseyin Açık ertesi gün kendini kurtaran Soner Keskin ve okey arkadaşlarına yemek ısmarladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHLAS HABER AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/azraili-ugurladi-okeye-devam-etti-arkadaslarina-yemek-ismarladi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/08/okey1.jpg" type="image/jpeg" length="20969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[215 kök kenevir ele geçirildi]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/215-kok-kenevir-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/215-kok-kenevir-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te jandarma ekiplerince yapılan operasyonda 215 kök kenevir ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin üretimi ve ticareti ile mücadeleye yönelik çalışma yapıldı. Çalışmalar çerçevesinde Nizip ilçesinde yapılan operasyonda yasadışı kenevir ekimi yaptığı tespit edilen M.Y isimli şahıs gözaltına alındı. Şahsa ait ikamet ve eklentilerinde yapılan adli arama neticesinde 215 kök kenevir bitkisi, 1 adet av tüfeği ve 20 adet av tüfeği fişeği ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözaltına alınan şüpheli şahıs hakkında adli işlem başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/215-kok-kenevir-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/07/k-e-n-e-v-i-r.jpg" type="image/jpeg" length="81325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da bir insan manzarası]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-bir-insan-manzarasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-bir-insan-manzarasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllar önce eşini kaybeden, hayatın ağır yükünü tek başına sırtlayan 65 yaşındaki anne, Gazetemize içini döktü: "Zamanında 3.5 ton buğdayı tek başıma elekten geçirdim, şimdi ise kimsem kalmadı. Her şeyi Ahirete bıraktım."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong> Diyarbakır’ın sokakları, dışarıdan bakıldığında sessiz görünür ama içine girdiğinizde zorluklarla mücadele eden insan manzaralarıyla dolu bir roman gibidir.</p>

<p>Henüz 37 yaşındayken eşini kaybeden o günden beri dünyayla tek başına mücadele eden 65 yaşındaki çilekeş bir annenin yaşamı, tam bir sabır, gurur ve ibret alınacak bir hayat hikayesi.</p>

<h2><strong>Eşin Varsa Başında Kıymetlisin, Yoksa Kıymetsiz</strong></h2>

<p>Hayatın yükünü omuzlarında taşıyan yaşlı çınar, "<em>Eğer evliysen, eşin varsa başında kıymetlisin bu dünyada. Eğer yoksa kıymetsizsin" </em>diyerek tek başına bir kadının toplumda verdiği mücadelenin zorluğunu özetliyor.</p>

<p>Geçimini sağlamak için yıllarca tarla çapasında, ev temizliklerinde gururuyla namusuyla edep ahlakla çalıştığını belirterek, geçmişteki akıl almaz emeğini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><em>"Bir zamanlar Diyarbakır’da tek başıma, bir günde tam 3.5 ton buğdayı çift elekten geçirdim. Hem büyük elek, hem küçük elek. Ne yapayım? Geçim derdi. Eşim yoktu, ama kimseden gidip bir şey istemek edebe, ahlaka sığmaz, ayıptır. Sen olsan hiç ister misin? Zaten o dönemlerde herkes fakirdi, kimsenin gücü yoktu. Şimdi ise herkes bir anda kral oldu ama vicdan merhamet azaldı. Zamanında çocukları evlenirken düğünlerinde beni yardıma çağırır, Biz de sana yaşlılığında bakarız derlerdi. Hani nerede şimdi onlar? Çevremde hiç kimsem kalmadı."</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dr. Demet Hanım’a Vefa, Gece Namazlarına Hasret</strong></h2>

<p>Yaşlılığa bağlı kronik hastalıkla boğuşan bugün eli ayağı güçten düşen çilekeş anne, bu zor günlerinde kendisine şefkat gösteren doktorunu da unutmadı. Kamuya ait hastanede çalışan Dahiliye Bölümü'nde görevli Uzm. Dr. Demet Hanım’ın kendisiyle çok yakından ilgilendiğini, ayakta fazla durmasına ve beklememesi konusunda öncelik tanıdığını, hastalıkları ve ilaçları konusunda büyük destek olduğunu belirterek dua ediyor.</p>

<p>40 yıldır aksatmadan kıldığı gece namazlarına şimdilerde ağır rahatsızlıklar ve ilaçlar nedeniyle kalkamadığını söyleyen acılı anne, "<em>Artık kalkamıyorum ama derdimi her an Allah’a anlatıyorum. O benim içimi de dışımı da biliyor. Bu dünya bir imtihan dünyası, çok zahmetli ama gel geç dünya. İman, Kur’an ve Allah bize yeter. Ben her şeyi Ahirete bıraktım </em>derken yüzündeki o tevekkül dolu ifade çevredeki herkesi duygulandırdı, ellerini öpenler, sarılanlar oldu." diyor.</p>

<h2><strong>Öz Diyarbakır Gazetesi’nden Şefkat Eli</strong></h2>

<p>Şu an kentteki bir gecekonduda yüksek kira bedeliyle tek başına yaşam mücadelesini devam ettiren asgari ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanan yaşlı kadının bu durumuna sessiz kalmayan <strong>Öz Diyarbakır Gazetesi </strong>olarak; Yaşlı çınarın hayatını bir nebze olsun kolaylaştırmak için; belediyenin ev temizliği hizmeti için <strong>Alo 153</strong> hattını, sıcak yemek ihtiyacı için <strong>Kızılay</strong>’ı ve nakdi destekler için <strong>Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı</strong>’nın başvuru bilgilerini bir kağıda not ederek eline teslim ettik. <em>Ben bugüne kadar bunları bilmiyordum, gidip gezmem, yolları dolaşmayı bilmem o yüzden gitmedim diye sözlerini ekledi.</em></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>LÜTFİYE ÇANACIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYARBAKIR, YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-bir-insan-manzarasi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/07/insan-int.jpg" type="image/jpeg" length="41355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doluya karşı battaniyeli önlem]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/doluya-karsi-battaniyeli-onlem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/doluya-karsi-battaniyeli-onlem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER </strong>- Ardahan'da etkili olan dolu yağışı, vatandaşlara zor anlar yaşattı.</p>

<p>Aniden bastıran dolunun araçlarına zarar vermesinden endişe eden sürücüler, çözümü araçlarının üzerini battaniye, karton ve kalın örtülerle kapatmakta buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kısa sürede cadde ve sokakları beyaza bürüyen dolu yağışı sırasında birçok vatandaş, araçlarını koruyabilmek için seferber oldu. Özellikle açık otoparklarda bulunan araçların üzerine serilen battaniyeler dikkat çekerken, ortaya ilginç görüntüler çıktı.</p>

<p>Dolu yağışının etkisini kaybetmesinin ardından vatandaşlar araçlarını kontrol ederken, yetkililer ise olumsuz hava şartlarına karşı dikkatli olunması konusunda uyarılarda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/doluya-karsi-battaniyeli-onlem</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/07/dolu-2.jpg" type="image/jpeg" length="20770"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadir İnanır son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/kadir-inanir-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/kadir-inanir-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER -</strong>  İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybeden Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi. Araçtan indirilen Kadir İnanır'In cenazesi Türk bayrağına sarılı tabutu yakınları tarafından sahneye taşındı. Törene Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı Jülide Kural, yakınları, sanatçı dostları ve oyuncular katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende, usta oyuncu Kadir İnanır'ın rol aldığı filmlerden kesitler gösterildi.</p>

<p>"Kadir İnanır herkesin abisidir, dayısıdır, babasıdır, oğludur. Aslında o halktır, Anadolu'dur"</p>

<p>Törende konuşma yapan Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı Jülide Kural, "Öncelikle geldiğiniz için hepiniz sağ olun, var olun. Aslında bakarsanız şuandaki duygu sadece sessizce durmak. Asıl duygu bu. Kadir'in haykırmak istedikleri o kadar büyük ki, kalbimin buna dayanabileceğini zannetmiyorum. Kadir İnanır'ı hepiniz tanıyorsunuz. Onun haksızlık karşısında taşan o öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını. O yoksulluk, adaletsizlik ve eşitsizlik karşısında şahlanan vicdanını bazen de kalbinin kırılganlığında gözyaşlarının nasıl da o güzelim gözlerinin dostu olduğunu kısacası onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir. Dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri ve en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti. Bu süreçlerde ben onu hep izledim. Bu benim için çok önemli bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. Kadir İnanır bir bakışı ile o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır. Herkesin abisidir, dayısıdır, babasıdır, oğludur. Aslında o halktır, Anadolu'dur. Bütün halkların dostudur. O yüzden de Türk'tür, Rum'dur, Ermeni'dir, Çerkez'dir, Boşnak'tır, Arap'tır. Ayrılırken memleketine en büyük vasiyeti o büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız der. Dünyanın en güzel gülümsemesidir. Vasiyetin sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim" dedi.</p>

<p>Törenin ardından Kadir İnanır, Levent'te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camii’ne getirildi. Cami avlusu, son görevini yerine getirmek isteyen sevenleri ve sanat camiasından çok sayıda isimle doldu. Usta oyuncu, ikindi namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Ulus Mezarlığında defnedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/kadir-inanir-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/06/kadir-inanir-2.jpg" type="image/jpeg" length="75700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağımlılık tüm aileyi etkiliyor]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/bagimlilik-tum-aileyi-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/bagimlilik-tum-aileyi-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) Sosyal Hizmet Uzmanı Beşire Çelebi Şen, bağımlılığın yalnızca bireyi değil, tüm aileyi etkileyen ciddi bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, erken müdahalenin tedavide başarı oranını önemli ölçüde artırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİYARBAKIR HABER - </strong>YEDAM'de 5 yıldır görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Beşire Çelebi Şen, bağımlılıkla mücadelede en büyük engelin ailelerin inkarı olduğunu söyledi. "Benim çocuğum yapmaz" anlayışının tedaviyi geciktirdiğini belirten Şen, "Bağımlılıkta her geçen gün kayıptır. Bir kereden çok şey olur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şen, ailelerin çocuklarındaki bağımlılık belirtilerini görmelerine rağmen çoğu zaman kabullenmek istemediklerini belirterek, bunun tedavi sürecini geciktirdiğini ifade etti. "En büyük hata 'Benim çocuğum yapmaz' demek" diyen Şen, "Birçok anne ve baba çocuklarının bağımlı olabileceğini düşünmek istemiyor. Kumar nedeniyle büyük maddi kayıplar yaşansa da, madde kullanan çocuk gece geç saatlere kadar eve gelmese de ya da riskli arkadaş çevresinde bulunsa da bunu çocuklarına yakıştıramıyorlar. Bu nedenle uzman desteğine çok geç başvuruyorlar. Oysa bağımlılıkta erken teşhis ve erken tedavi, başarı şansını ciddi oranda artırıyor'' dedi.</p>

<h2><strong>Davranış değişikliklerine dikkat çekti</strong></h2>

<p>Ailelerin çocuklarındaki ani değişimleri mutlaka ciddiye alması gerektiğini belirten Şen, günlerce uyuma veya hiç uyumama, ders başarısında düşüş, ekran süresinin aşırı artması, odada madde kullanımına ilişkin materyaller bulunması gibi belirtilerin önemli risk işaretleri olduğuna dikkat çekti. Bu tür değişikliklerin görülmesi halinde zaman kaybetmeden uzman desteği alınması gerektiğini vurgulayan Şen, "Beklemek yerine harekete geçmek hayat kurtarabilir'' diye konuştu.</p>

<p>Bağımlılıkların çoğunun merak ve arkadaş çevresinin etkisiyle başladığını söyleyen Şen, toplumda yaygın olan "Bir kereden bir şey olmaz" düşüncesinin en büyük tuzaklardan biri olduğunu belirtti. Şen, "Sigara, alkol, kumar ya da madde. Fark etmiyor. Çoğu kişi 'İstersem bırakırım' düşüncesiyle ilk adımı atıyor. Ancak bağımlılık tam da bu noktada başlıyor. İlk denemeden sonra kişi ikinciyi, üçüncüyü daha kolay yapıyor ve zamanla fiziksel, ruhsal ve sosyal bağımlılık gelişiyor. Bu nedenle bir kereden bile kaçınmak gerekiyor. Çünkü gerçekten bir kereden çok şey olur'' şeklinde konuştu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bağımlılık beyni değiştiriyor</strong></h2>

<p>Bağımlılık geliştikten sonra kişinin "hayır" deme becerisinin de zayıfladığına dikkat çeken Şen, beynin karar verme mekanizmasının olumsuz etkilendiğini söyledi. YEDAM'da yapılan psikososyal destek çalışmalarında bireylerin yeniden hayır diyebilme becerilerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Şen, riskli arkadaş çevresi ve ortamlardan uzak durmanın tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu kaydetti. Madde etkisi altında bulunan kişilerle karşılaşıldığında vatandaşların öncelikle kendi güvenliklerini sağlaması gerektiğini aktaran Şen, "Kişiye yaklaşmaya, tartışmaya ya da ikna etmeye çalışmayın. Göz teması kurmadan güvenli mesafeye geçin. Tıbbi müdahale gerekiyorsa 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı, şiddet riski varsa güvenlik güçlerine haber verilmelidir'' dedi.</p>

<p>Şırnak YEDAM'da alkol, madde, kumar, tütün ve teknoloji bağımlılığı alanlarında tamamen ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı psikososyal destek hizmeti sunduklarını belirten Şen, yalnızca bağımlı bireylerin değil ailelerin de destek alabildiğini söyledi. Bağımlı bireylerin çoğu zaman tedaviyi reddedebildiğini ifade eden Şen, "Bu süreçte aileler ne yapacaklarını bilemeyebiliyor. Anneler, babalar, eşler bizi arayarak nasıl davranmaları gerektiği, nasıl sınır koyabilecekleri ve yakınlarını tedaviye nasıl yönlendirebilecekleri konusunda uzmanlarımızdan ücretsiz destek alabiliyor'' diye konuştu.</p>

<p>YEDAM'da yapılan tüm görüşmelerin kesinlikle gizlilik ilkesiyle yürütüldüğünü vurgulayan Şen, başvuruların hiçbir kurum ya da kişiyle paylaşılmadığını belirtti. Şen, "Birçok kişi kayıt altına alınacağı endişesi taşıyor. Oysa YEDAM'da görüşmeler tamamen gizlidir. Devlet memuru da, askeri personel de, esnaf da, öğrenci de hiçbir çekince yaşamadan destek alabilir. Ne kadar erken başvurulursa tedavide başarı şansı da o kadar yükselir. Lütfen bağımlılığı gizlemeyin, geç kalmayın ve destek almaktan çekinmeyin'' ifadeleriyle sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/bagimlilik-tum-aileyi-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/06/bagimli-1.jpg" type="image/jpeg" length="23799"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da hayat veren Babalar Günü hediyesi]]></title>
      <link>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-hayat-veren-babalar-gunu-hediyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-hayat-veren-babalar-gunu-hediyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da 3 yıl önce her iki böbreği iflas eden 65 yaşındaki Hasan Baykut, 40 yaşındaki kızı Zeynep Baykut’un böbreğini bağışlamasıyla yeniden sağlığına kavuştu. Baba-kız arasında gerçekleştirilen nakil, aileye büyük mutluluk yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da yaşayan 65 yaşındaki 8 çocuk babası Hasan Baykut’a 3 yıl önce her iki böbreğinin de iflas ettiği söylendi. Uzun süre tedavi gören ve diyalize bağlı yaşamını sürdüren Baykut için en uygun donör, kızı Zeynep Baykut oldu. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tetkiklerin ardından 40 yaşındaki Zeynep Baykut’un böbreğini babasına verebileceği belirlendi. Başarıyla gerçekleştirilen böbrek nakli operasyonunun ardından Hasan Baykut yeniden sağlığına kavuşurken, baba-kız büyük bir sevinç yaşadı.</p>

<h2><strong>12 kurban kesip 700 kişiye yemek verdi</strong></h2>

<p>Hasan Baykut, kızının yaptığı fedakarlık sayesinde hayata yeniden tutunduğunu belirtirken, Zeynep Baykut ise babasının sağlığına kavuşmasının kendileri için her şeyden önemli olduğunu ve Babalar Günü'nde böylesi güzel bir hediyeyi babasına verdiği için çok mutlu olduğunu söyledi. Hasan Baykut, 3 yıl boyunca farklı hastanelere ve doktorlara gittiğini dile getirdi. Baba Baykut, "3 yılın ardından bana ‘böbreklerin bitmiş’ dediler. Ben de araştırdım, doktorlara sordum ‘hemen nakil olman lazım’ dediler. Böbrek naklini yapağımız zaman kalbimde problem çıktı. Anjiyo oldum. Anjiyo olduktan sonra 6 ay bekledim ve diyalize girdim. 6 ay sonra kalp kendini yeniledi ve böbrek nakli için müracaat ettim. Öncelikle hemen benim dişlerimi çektiler sonrada beni ameliyata aldılar. Allah doktorlarımızdan razı olsun. Çok teşekkür ederim. Bana dediler ‘bize güvenin’ bende dedim size güveniyorum. İyi ki de burada ameliyat olmuşum. Başka illere git gel daha zor oluyor. Burası bizim memleketimiz arabamıza binip gelip kontrollerimizi oluyoruz. Kızıma da canı gönülden teşekkür ediyorum. benim 8 çocuğum var hepsi böbreğini vermek istedi. Her evlat da bunu yapmaz Allah herkese böyle evlatlar nasip etsin. Şimdi sağlığıma kavuştum. 12 tane kurban kestim, aşure pişirdim ve 700 kişiye yemek verdim" dedi.</p>

<p><img alt="H E D İ Y E-1" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/06/h-e-d-i-y-e-1.jpg" width="999" /></p>

<h2><strong>"Babalar Günü'nde en güzel hediyeyi ben verdim"</strong></h2>

<p>Zeynep Baykut ise her babanın biz kızı olması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ben babamı çok seviyorum. Hastalığını duyduğum zaman çok etkilenmiştim. İnsanın başına gelmeden bilemiyor. Böbrek naklinin bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Bunu bence herkes bilmeli. İlk duyduğumda hissettim bence ben böbreğimi vermeliyim dedim. Zor bir sürece girdik. Babam ile birlikte defalarca hastaneye gidip geldik. Tüm doktorlarımız bize çok yardımcı oldu. Hem zordu hem de güzeldi. Yorucuydu ve bu vesile ile birçok şey de öğrendik. 8 kardeşiz hepsi böbreğini vermek istedi. Verirlerdi de bundan eminim. Kendi aramızda yarışıyorduk kim verecek diye. Ben kazandım çünkü benim iş şartlarım ve bekar olmam önemli faktörlerdi. Maneviyata da çok inanıyorum benim olmam gerektiğini hissetmiştim. Rüya bile gördüm ve bence ben böbreğimi vermem lazım dedim ve babam için böbreğimi seve seve verdim. Çalıştığım iş nedeniyle birçok insanla konuşma fırsatım oluyor. Birçok kişi bana Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesini önerdi ama ben ilk başta korkuyordum. Devlet hastanesi olunca kötü bir izlenim var korkuyor insan. Fakat tüm ön yargılarımı kırdı. Doktorlarımız çok çok iyi. Ben bilmiyordum gerçekten bu kadar başarılı olabileceğini düşünmemiştim. Bu tür durumlarda insanlar ilk başta özel hastanelere giderler veya büyük illere giderler. Buraya geldik ve çok memnun kaldık. Babama bunun şakasını sürekli yapıyorum. Babalar Günü'nde bence ben en güzel hediyeyi verdim. Bir insana can olmak çok güzel bir şey."</p>

<p>Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. İdris Oruç ise, organ naklinin sadece bir cerrahi işlem olmadığını aynı zamanda hayat kalitesini artırabilen bir tedavi şekli olduğunu söyledi.</p>

<p>Oruç, "Sadece nakil yetmiyor. Nakil çok önemlidir. Nakil sonrası hastaların poliklinikte düzenli bir şekilde takiplere gelmesi önemli. Çünkü hastalar bu süreçte zayıflatıcı ilaçlar alıyorlar ve bu ilaçların yan etkileri olabiliyor. Sürekli takip dememizdeki amaç budur. İlaçların yan etkilerini kontrol etmek. Babalar günü vesilesi ile kızı babasına donör oldu ve böbreğini bağışladı. Tüm babaların Babalar Günü'nü kutluyoruz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Genel Cerrah Dr. Ünal Beyazıt ise hastanın 3 yıllık kronik böbrek yetmezliği süreci ve kalp problemleri sonucunda hastaneye başvurduğunu fakat kalp problemi olduğundan dolayı böbrek naklini ertelemek zorunda kaldıklarını söyledi.</p>

<p>Beyazıt, "Ya bypass ya da stent takılması gerekiyordu. Gerekli konsültasyonları yaptıktan sonra stent takılması gerektiği kararı verildi. Bu nedenle 6 ay kalbin kendine gelmesini bekledik. Kalp kendine geldikten sonrada yaklaşık 6 ay önce böbrek naklimizi gerçekleştirdik. Şu an hastamız takip altında ve durumu gayet iyi gidiyor. Değerleri istediğimiz seviyede. Birlerin altında. Takibimiz ve tedavimiz devam ediyor" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİYARBAKIR, YAŞAM</category>
      <guid>https://ozdiyarbakirgazetesi.com/diyarbakirda-hayat-veren-babalar-gunu-hediyesi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ozdiyarbakirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/ozdiyarbakirgazetesi-com/uploads/2026/06/h-e-d-i-y-e1-1.jpg" type="image/jpeg" length="78100"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
