DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın katledilmesinin üzerinden iki yıl geçerken, davaya ilişkin hukuki tartışmalar yeniden gündeme geldi. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, yargılama sürecinde ortaya çıkan tartışmalı noktaların tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne araştırma önergesi verdi.
Çelenk'in önergesinde, sanıklara verilen cezalar arasındaki farktan bilirkişi raporlarının güvenilirliğine, teknik delillerin değerlendirilmesinden mahkeme kararlarına kadar birçok başlık ele alındı.
Ceza farklarına dikkat çekildi
Araştırma önergesinde en fazla dikkat çeken konulardan biri, sanıklar hakkında verilen cezalar arasındaki farklılık oldu
Narin Güran'ın annesi Yüksel Güran, kardeşi Enes Güran ve amcası Salim Güran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Narin'in cansız bedenine temas ederek dere yatağına taşıdığı belirtilen Nevzat Bahtiyar'a ilk yargılamada 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.
Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada Bahtiyar'ın cezası 17 yıla çıkarıldı.
Çelenk, doğrudan delil bulunmadığı ileri sürülen aile üyeleriyle Narin'in cansız bedenine temas ettiği kesinleşen Bahtiyar arasındaki ceza farkının kamuoyunda ciddi soru işaretlerine neden olduğunu belirterek, adaletin eşit uygulanıp uygulanmadığının araştırılması gerektiğini savundu.
Teknik deliller ve bilirkişi raporları tartışma konusu
Önergede, davada kullanılan teknik deliller ve bilirkişi raporlarına ilişkin iddialara da geniş yer verildi.
Ulusal Kriminal Büro tarafından hazırlanan görüntü inceleme raporlarının düşük çözünürlüklü görüntüler üzerinden gerçekleştirildiği ve bazı görüntülerdeki karartıların insan hareketliliği şeklinde yorumlandığı belirtildi.
Çelenk'in önergesinde, olay yerinde saha doğrulaması yapılmadan uzaktan görüntü analizi üzerinden kesin kanaate varılmasının tartışmalı olduğu ifade edildi. Bağımsız uzman incelemelerinde ise söz konusu görüntülerin insan hareketliliğini kesin şekilde ortaya koyabilecek teknik yeterlilikte olmadığı yönündeki değerlendirmelere dikkat çekildi.
Önergede ayrıca daraltılmış baz analizleriyle kişilerin oda oda ve metre metre konumlandırılmasının mevcut telekomünikasyon teknolojileri açısından mümkün olup olmadığı da sorgulandı.
Karşı oy yazısı yeniden gündemde
Çelenk'in Meclis araştırma önergesinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı tarafından istinaf aşamasında kaleme alınan karşı oy yazısına da dikkat çekildi.
Söz konusu karşı oyda delillerin yeterince incelenmediği, teknik raporların kesin kanaat oluşturacak nitelikte olmadığı ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin göz ardı edildiği yönündeki değerlendirmeler yer almıştı.
Çelenk, karşı oy yazısının davadaki hukuki ve teknik tartışmaların boyutunu ortaya koyduğunu belirterek, konunun Meclis tarafından da araştırılması gerektiğini savundu.
Otopsi görüntüleriyle ilgili talep de önergede
Araştırma önergesinde, davanın müşteki taraflarından Arif Güran'ın avukatı tarafından yapılan otopsi fotoğraf ve video kayıtlarının kendisine verilmesi talebine ilişkin mahkeme kararına da yer verildi.
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, talebi maktulün lekelenmeme hakkı ve özel hayatın gizliliği gerekçeleriyle reddetmişti.
Çelenk ise bu kararın delillere erişim hakkı bakımından tartışılması gereken bir başka başlık olduğunu ifade etti.
“Adalet arayışı eksiksiz işletilmeli”
Çelenk, önergesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in faili meçhul suçlara ilişkin açıklamalarına da atıfta bulunarak, hiçbir dosyanın üzerinin örtülmemesi gerektiği yönündeki yaklaşımın Narin Güran davasında da eksiksiz şekilde uygulanmasını istedi.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Çelenk, davada ortaya çıkan hukuki, teknik ve toplumsal sorunların bütün yönleriyle araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti.
Narin Güran dosyasına ilişkin yeni araştırma önergesinin TBMM'de nasıl karşılık bulacağı ve önerinin Meclis gündeminde görüşülüp görüşülmeyeceği önümüzdeki süreçte belli olacak.