DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır Hasenan Aşireti Derneği Başkanı ve Barış Elçisi Hasan Arslan, Hasenan aşiretinin tarihinden Türkiye ve yurt dışındaki yapılanmasına, derneğin kuruluş amacından husumetlerin çözümüne kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Arslan, aşiret mensuplarının birbirini tanıması amacıyla başlattıkları çalışmalar kapsamında 2 bin 100 aile büyüğüne ulaştıklarını, Türkiye ve yurt dışında ise 3 ila 3,5 milyon arasında bir topluluk bulunduğunun tahmin edildiğini söyledi.
Hasenan Aşiretinin Tarihi Ve Türkiye’ye Yayılımı
Hasenan Aşireti hangi bölgeden geliyor?
Başkanım, öncelikle Hasenan Aşireti hangi bölgeye dayanıyor? Tarihsel olarak nereden geliyor?
“Hasenan Aşireti’nin başlangıç noktasının Suriye, İran ve Irak sınırlarının bulunduğu bölge olduğu ifade ediliyor. Daha sonra Malazgirt bölgesine geçilmiş. Malazgirt’te yaşanan çeşitli nedenlerden dolayı zaman içerisinde bir dağılma başlamış ve aşiret mensupları Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılmış. Bugün Türkiye’nin hemen hemen her yerinde Hasenan Aşireti mensuplarına rastlamak mümkün. Güneydoğu’da çok gezerken ben de bunun farkına vardım. Gittiğim birçok yerde aşiret mensuplarımızla karşılaşıyordum”
“Kimse kimseyi tanımıyordu”
Peki bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış bir aşirette insanlar birbirlerini tanıyor muydu?
“Asıl fark ettiğimiz nokta buydu. Kimse kimseyi tanımıyordu. Oysa aynı aşiretin mensuplarıydık. Bir yerde karşılaştığımız zaman, konuşmadan önce birbirimizi tanımıyor; ancak aşiretten bahsedildiğinde ortak bir bağımız olduğunu öğreniyorduk. Bu durumun üzerine düşündüm. İnsanlarımızın birbirini tanıması gerektiğine inandım”
Dernek fikri nasıl ortaya çıktı?
Dernek kurma fikri ne zaman ortaya çıktı?
“2000 yılından sonra bu konuda araştırmalar yapmaya başladım. Zaman içerisinde insanların birbirini tanımadığını daha net gördüm. Yaklaşık 8 yıl önce de bir dernek kuralım ve insanlarımızı bir araya getirelim düşüncesi oluştu. Derneğimizi kurduk. İnsanların tamamına ulaşmak kolay değildi”
2 bin 100 aile büyüğü bir araya geldi
Daha sonra nasıl bir çalışma yürüttünüz?
“Her şehirden, her aileden, hatta yurt dışından mümkün olduğunca aile büyüklerine ulaşmaya çalıştık. Telefonlarını aldık, iletişim kurduk ve kendilerini davet ettik. Yatalak olanlar dışında ulaşabildiğimiz aile büyüklerinin tamamına yakınını buraya davet ettik. Çok şükür, büyük bir katılım oldu”
Kaç kişi bir araya geldi?
“Yaklaşık 2 bin 100 kişi bir araya geldi. Bu kişilerin büyük bölümü aile büyükleriydi. Bu buluşma sayesinde insanlar birbirlerini tanımaya başladı. Yurt dışında yaşayan aşiret mensupları da birbirleriyle iletişim kurdu. Hatta birlikte bir konvoy da düzenledik. Bu bizim açımızdan önemli bir buluşmaydı.”
“3 ila 3,5 milyon arasında bir kitle olduğunu tahmin ediyoruz”
Peki Hasenan Aşireti’nin bugün toplam nüfusu konusunda bir tahmininiz var mı?
“Türkiye ve yurt dışını birlikte değerlendirdiğimizde farklı rakamlar söyleniyor. Bizim tahminimiz **3 ila 3,5 milyon arasında** bir kitle olduğu yönünde. Ancak bunun yüzde 100 kesin bir rakam olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü gerçekten çok geniş bir topluluk. Beklemediğimiz yerlerde bile aşiret mensuplarımızla karşılaşıyoruz. Türkiye’nin hemen hemen her ilinde varız”
Hasenan Aşireti ve Hamidiye Alayları
Osmanlı döneminde de Hasenan Aşireti’nin savaşlara katıldığı biliniyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
“Hamidiye Alayları bu açıdan önemli. Benim bildiğim kadarıyla 27 Hamidiye Alayı vardı. Bunların 6’sının Hasenan Aşireti ile bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Bu konuyla ilgili araştırmalarımız da bulunuyor.”
Derneğin temel amacı ne?
Derneği kurarken temel amacınız neydi?
“En temel amacımız insanların birbirini tanımasını sağlamaktı. Çünkü bunu büyük bir eksiklik olarak görüyordum. Aynı aşiretin mensupları birbirlerini tanımıyordu. Derneği bu amaçla kurdum. Daha sonra yaptığımız toplantılarla insanlar birbirleriyle tanıştı ve iletişim ağımızı güçlendirdik”
Dernek bugün hangi çalışmalarla öne çıkıyor?
İnsanların birbirini tanıması noktasında önemli bir mesafe alındı. Peki bugün dernek hangi çalışmalarla faaliyetlerini sürdürüyor?
“Derneğimizi bırakmadık, faaliyetlerimiz devam ediyor. Ancak bugün ağırlıklı olarak barış ve husumetlerin sona erdirilmesi konusunda çalışmalar yürütüyoruz. İnsanlar bize geliyor. Kan davaları ve çeşitli anlaşmazlıkların çözümü konusunda yardım istiyorlar. Biz de elimizden geldiği kadar bu sorunların çözülmesi için arabuluculuk yapıyoruz”
“Her türlü dava ve husumet bize geliyor”
Size ne tür sorunlarla başvuruluyor?
“Çok farklı konular geliyor. Adam yaralama, kız kaçırma iddiaları, aileler arasındaki anlaşmazlıklar ve özellikle kan davaları konusunda bize başvuranlar oluyor. Biz de olayın durumuna göre taraflarla görüşüyoruz. Bazen bir kez, bazen iki-üç kez, hatta daha fazla gidip gelmemiz gerekiyor. Amacımız tarafları ikna ederek barışı sağlamak.”
“Her olayın sıcaklığı var, hemen barış olmaz”
Bu tür olaylarda zamanlama da önemli mi?
“Elbette. Bir olayın hemen ardından gidip barış teklifinde bulunmak her zaman doğru olmayabilir. Olayın sıcaklığı vardır. Örneğin yakın zamanda bize gelen bir olay vardı. Üç ay geçmişti. Ben de bunun henüz çok erken olduğunu söyledim. Bazı durumlarda en azından belirli bir sürenin geçmesi gerekiyor. Zaman içerisinde tecrübe kazanıyorsunuz. Gidip geldikçe, olayları değerlendirdikçe hangi aşamada müdahale edilmesi gerektiğini daha iyi anlıyorsunuz.”
Çözülen husumetlerin sayısı neden açıklanmıyor?
Bugüne kadar kaç husumetin çözümüne katkı sundunuz?
“Bununla ilgili net bir sayı tutmadım. Çok sayıda olay var. Bazı arkadaşlarımız çözülen olayları zaman zaman paylaşmışlar ancak biz bunu mümkün olduğunca reklam amacıyla kullanmak istemiyoruz. Bu nedenle çok fazla paylaşım yapmıyoruz. Önemli olan sayı değil, bir husumetin daha sona ermesi ve insanların barışmasıdır”
“Bize güveniyorlar”
İnsanların böylesine hassas meselelerde size başvurması aynı zamanda bir güven göstergesi değil mi?
“Allah razı olsun. İnsanlar bize güveniyor ki geliyorlar. Kendi meselelerini, kendi sorunlarını bize teslim ediyorlar. Biz de elimizden geldiğince bu güveni boşa çıkarmamaya çalışıyoruz. Bir görüşmeyle sonuç alınmadığında tekrar gidiyoruz. İki, üç, beş kez görüşmemiz gerekiyorsa görüşüyoruz. Önemli olan tarafları ikna edip barışı sağlayabilmek”
Yeni barış sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de son dönemde yeni bir barış süreci gündeme geldi. Siz de daha önce bu süreçle ilgili çeşitli açıklamalar yaptınız. Bugün gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Sürecin ilk günlerinden itibaren farklı televizyon kanallarında değerlendirmeler yaptım. O dönem de bölgedeki insanların beklentilerini anlatmaya çalıştım. Çünkü biz sahada insanlarla görüşüyoruz. Halkın beklentilerini, sorunlarını ve taleplerini bir ölçüde biliyoruz. O dönem de güzel şeyler olacağını ifade etmiştim. Bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda sürecin belki beklenenden daha yavaş ilerlediğini görüyoruz. Ancak ben yine de olumlu düşünüyorum”
“50 yıllık sorun bir anda çözülmez”
Sizce sürecin yavaş ilerlemesinin nedeni nedir?
“Ortada uzun yıllardır devam eden bir sorun var. 50 yıllık bir sorun diyorsanız bunun bir anda çözülmesini beklemek doğru olmaz. Elbette insanların sabırlı olması gerekiyor. Sürecin ağır ilerlediğini görenler olabilir. Ancak ben bunun sonunda güzel gelişmeler yaşanacağına inanıyorum”
Meclis’ten geçen çerçeve yasaya destek
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde geniş bir mutabakatla çerçeve yasa kabul edildi. Bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Biz bu süreci başından beri destekledik. Bugün de destekliyoruz. Çerçeve yasanın içerisinde neler olduğunu zaman içerisinde daha iyi göreceğiz. Bundan sonra uygulamaları ve sonuçlarını göreceğiz. Belki süreç biraz ağır ilerliyor ama bunun da bir nedeni olduğunu düşünüyorum. Bizim yapmamız gereken sabırlı olmak ve sürecin olumlu sonuçlanması için destek vermek.”
“Güzel şeyler olacak”
Önceki açıklamalarınızda da bu sürecin olumlu sonuçlar doğuracağını söylemiştiniz.
Evet. Daha önce de bunu ifade ettim. Sürecin ilk dönemlerinde “Belki ağır ilerliyor ama güzel şeyler olacak” demiştim. Bugün bazı gelişmeleri görüyoruz. Bundan sonra daha güzel gelişmelerin yaşanacağına inanıyorum. Allah’ın izniyle bu süreç olumlu şekilde ilerleyecek.”
Hasenan Aşireti mensuplarına mesajınız nedir?
Son olarak Hasenan Aşireti mensuplarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
“Biz her zaman birlik ve beraberlikten yanayız. İnsanlarımızın birbirini tanımasını, dayanışma içerisinde olmasını ve aralarındaki bağları güçlendirmesini istiyoruz. Birlik beraberlik devam etsin. İnsanlarımız birbirine sahip çıksın. Bizim temel amacımız da zaten buydu ve bundan sonra da bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”