Bayram tatilleri, sevdiklerimizle bir araya gelip huzur dolu anlar yaşayacağımız, şehir hayatının stresinden uzaklaşacağımız dönemlerdir. Ancak her yıl olduğu gibi bu yıl da bayram tatilinde yaşanan trafik kazaları, tatilin keyfini hüzne dönüştürdü. İlk beş günde 47 kişi hayatını kaybederken, 5 bin 743 kişi yaralandı. Bu tablo, artık hepimizin daha dikkatli olması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
Peki, her bayram aynı acı tablo neden tekrarlanıyor? Uzun tatillerde yoğunlaşan trafik, dikkatsizlik, hız tutkusu ve sürücülerin yorgun olması kazaların başlıca sebepleri arasında. Oysa basit birkaç önlemle bu kayıpların önüne geçmek mümkün.
Her şeyden önce, trafik kurallarına tam uyum sağlamak büyük önem taşıyor. Hız limitlerine riayet etmek, emniyet kemerini takmak, dinlenmeden uzun yola çıkmamak, dikkati dağıtacak unsurlardan kaçınmak kazaları azaltmada etkili olabilir. Yetkililerin denetimleri artırması da caydırıcı bir önlem olabilir, ancak asıl mesele bireysel sorumluluk bilincini geliştirmekten geçiyor.
Tatilin keyif yerine kabusa dönüşmemesi için herkesin üzerine düşen sorumluluğu alması şart. Direksiyon başına geçen her bireyin hem kendi canını hem de trafikteki diğer insanları düşünmesi gerekiyor. Unutulmamalı ki, bayramın gerçek anlamı sevdiklerimize sağ salim kavuşabilmekte yatıyor. Bir anlık dikkatsizlik, bir ailenin hayatını sonsuza dek değiştirebilir. Daha dikkatli, daha bilinçli olalım ve bayramların yas yerine mutlulukla anıldığı günler olması için çaba gösterelim.