Diyarbakırın Gazetesi
18 Kasım 2017

‘VERGİNİZ TAM, HİZMETİNİZ ENGELLİ’...

Türkiye nüfusunun yüzde 12.29’unu oluşturan Engelli bireyler görmezden gelinmekten bıktı ve usandı, sonra bu anlamlı sözlerle mesajlarını ilettiler: “Bu ülkenin yüzde 12.29’u resmi belgelerle engelli olarak tanımlanmış. Yani bu memlekette oy kullanan, vergisini veren, sağlıklı bir birey gibi her şeyini tam veren ama hizmete geldiğinde yüzde 10 bile alamayan bir engelli kesimi var. Çok şey istemiyoruz, yürüme yollarımızı açık tutun diyoruz, engelli asansörlerini kullanmamıza izin verin diyoruz, bizi görmezden gelmeniz çok önemli değil, haklarımıza onurlu birer insan olarak saygı duyun istiyoruz. Görev karmaşası ile hayatlarımızı zindan etmekten de vazgeçin artık. Verginizi tam alıyorsanız ama hizmetiniz ENGELLİ.”

AHMET BEŞENK

Türkiye nüfusunun yüzde 12.29’unu oluşturan Engelli bireyler görmezden gelinmekten bıktı ve usandı, sonra bu anlamlı sözlerle mesajlarını ilettiler: “Bu ülkenin yüzde 12.29’u resmi belgelerle engelli olarak tanımlanmış. Yani bu memlekette oy kullanan, vergisini veren, sağlıklı bir birey gibi her şeyini tam veren ama hizmete geldiğinde yüzde 10 bile alamayan bir engelli kesimi var. Çok şey istemiyoruz, yürüme yollarımızı açık tutun diyoruz, engelli asansörlerini kullanmamıza izin verin diyoruz, bizi görmezden gelmeniz çok önemli değil, haklarımıza onurlu birer insan olarak saygı duyun istiyoruz. Görev karmaşası ile hayatlarımızı zindan etmekten de vazgeçin artık. Verginizi tam alıyorsanız ama hizmetiniz ENGELLİ.”

‘ENGELLİLİK BİREYİN SUÇU MU?’

Bir insanın engelli olması demek, normal insanların yapabildiklerini asla yapamaması, zorlanması, psikolojik yönden kendini yetersiz görmesi ve daha bir çok sorunu da beraberinde getiriyor. Günün belli saatlerinde sokağa çıkarak gerek ihtiyaçlarını karşılamak, gerekse sosyal yaşama adapte olmak için kaldırımları kullanmak isteyen engelli bireylerimizin en önemli sorunları kendilerine ayrılan yolların kendini bilmez araç sürücüleri tarafından gasp edilmesi.

Diyarbakır’ın dört bir yanında gördüğümüz ve artık normal karşılanan ama hiçte normal olmayan bu uygulamalar ile ilgili olarak seslerini duyurmak isteyen engelli bireyler caydırıcılığın olmamasından da şikayetçi.

‘ARTIK DUYUN SESİMİZİ’

Toplumun genel olarak engellilerden söz ederken hassasiyetle söz etmelerine karşılık sıra düşünsel, uygulamalı davranışlara geldiğinde zerre insanlığın olmadığına dikkat çeken Engelli vatandaşlarımızdan Ahmet B.: “İnsanlar ile birebir konuştuğunuzda sanki birer belekler, sanki engelli bireylerden söz edilirken öyle duygusallaşırlar ki, olamaz böyle bir duyarlılık dersiniz. Gelin görün ki iş uygulamaya geçince o çok duygusal olan insanların aslında nasıl bir canavar olduğunu, size ayrılan yollar üzerinde durarak hakaretleri ile görebilirsiniz. Örneklerden birini şöyle vereyim, farz edin cebinizde engelli kartınız var ve halk otobüsüne bindiniz, ücretsiz kartınızı bastınız, işte o noktada her türlü hakareti kaldırmanız gerek, bedavacı denmesini kaldırmanız gerek. Öte yandan görme engelli vatandaşlarımız için sosyal hayat adeta bir kabus. En olmadık yerde, en olmadık zaman da bir araç veya bir tezgah yaşam alanınızı gasp edebiliyor. Ayrıca tekerlekli sandalyeye mahkum olan kardeşlerimiz ile çocuk arabası kullanan annelerimizin korkulu rüyaları yollarının üzerine park etmiş araçlardır. Bazen kilometrelerce yolu tekerlekli sandalye ile gitmek zorunda kalıyorsunuz ki bu sadece bir araç sürücüsünün aymazlığından dolayıdır.” Diyerek dert yandı.

‘VERGİNİZİ TAM ALIYORSUNUZ, HİZMETİNİZ ÖZÜRLÜ’

Özellikle yetkililere seslenen Ahmet B. Yetkililerin görevlerini yerine getirmemesinden veya yetki karmaşasından da şikayetçi oldu. Yıllardan beridir bu olumsuzluklara adeta kasıtlı olarak göz yumuluyormuş gibi bir izlenim oluşturulduğunu sözlerine ekleyerek şunları söyledi: “Bu ülkenin yüzde 12.29’u resmi belgelerle engelli olarak tanımlanmış. Yani bu memlekette oy kullanan, vergisini veren, sağlıklı bir birey gibi her şeyini tam veren ama hizmete geldiğinde yüzde 10 bile alamayan bir engelli kesimi var. Çok şey istemiyoruz, yürüme yollarımızı açık tutun diyoruz, engelli asansörlerini kullanmamıza izin verin diyoruz, bizi görmezden gelmeniz çok önemli değil, haklarımıza onurlu birer insan olarak saygı duyun istiyoruz. Görev karmaşası ile hayatlarımızı zindan etmekten de vazgeçin artık. Vergimizi tam alıyorsunuz ama bize vermeniz gereken hizmeti ENGELLİ veriyorsunuz, kabul etmiyoruz.”

Öte yandan edinilen bilgilere göre: TÜİK 2011 verilerine göre Türkiye’de, 2011 Nüfus ve Konut Araştırması sonuçlarına göre; görme, duyma, konuşma, yürüme, merdiven çıkma veya inme, bir şey taşıma veya tutma ve yaşıtlarına göre öğrenme, basit dört işlem yapma, hatırlama veya dikkatini toplama fonksiyonlarından en az birinde çok zorlandığını veya hiç yapamadığını belirten kişi sayısı 4 milyon 882 bin 841. Öte yandan farklı kaynaklar ise bu oranın ülke nüfusunun yüzde 12.29’unu oluşturduğunu belirtiyor.

Engelliler İdaresi Başkanlığı'nca yapılan araştırmaya göre, Türkiye nüfusunun yüzde 12,29'unu engelliler oluşturuyor. Bu oranın yüzde 9.70'ini süreğen hastalığı olanlar, yüzde 2,58'ini ise ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel engelliler oluşturuyor.

Buna göre, bedensel engellilerin yüzde 5,5'inde görme, yüzde 3,2'sinde işitme, yüzde 8,4'ünde konuşma ve yüzde 6,6'sında ise zihinsel engel var. İşitme engeli bulunanların yüzde 34'ünde aynı zamanda konuşma engeli ve konuşma engeli bulunanların yüzde 27'sinde aynı zamanda zihinsel engel bulunuyor.

Analizler, engellilerin bir kısmında iki veya daha fazla sorunun bulunduğunu gösteriyor. Buna göre, bedensel engellilerin yüzde 5,5'inde görme, yüzde 3,2'sinde işitme, yüzde 8,4'ünde konuşma ve yüzde 6,6'sında ise zihinsel engel var. İşitme engeli bulunanların yüzde 34'ünde aynı zamanda konuşma engeli ve konuşma engeli bulunanların yüzde 27'sinde aynı zamanda zihinsel engel bulunuyor.Okuma yazma bilmeyen engellilerin oranı, okuma yazma bilmeyen genel nüfusun 3 katını oluşturuyor. Engellilerin yüzde 84,2'sinin eğitimi ilkokul düzeyinde.

YÜZDE 68'İNİN YAŞADIĞI ÇEVREDE ENGELİNE UYGUN DÜZENLEME YOK

Araştırma, genel olarak engelli bireylerin yüzde 68'inin yaşadığı çevrede engeline bağlı herhangi bir düzenleme bulunmadığını ortaya koyuyor.
Konuşma engellilerin sadece yüzde 3,1, bedensel engellilerin yüzde 3'ü, görme engellilerin yüzde 2,6'sı, işitme engellilerin yüzde 2,3'ü ve zihinsel engellilerin yüzde 1,8'i yaşadıkları bina, cadde, sokak ve yollarda engeline uygun olarak bir takım düzenlemelerin bulunduğunu ifade ediyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 63,9'u zihinsel engellilerin, yüzde 45,9'u konuşma engellilerin “çalışamaz” durumda olduğunu belirtirken, görme engellilerin çalışamayacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 15,4.

Engellilerin yüzde 55,7'si sağlık hizmetlerinden yararlanırken, sadece yüzde 12,27'si eğitim, yüzde 5,9'u bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanabiliyor. Engelli bireyler, bir takım kurum ve kuruluşlar tarafından kendisine verilen hizmetlerden yararlanamamasının en önemli nedeni olarak ekonomik yetersizliği gösteriyor.

Engelli bireylerin engel türüne göre günlük aktivitelerini yerine getiriş biçimleri değerlendirildiğinde, işitme engellilerin yüzde 75,7'si, görme engellilerin yüzde 70,3'ü, bedensel engellilerin yüzde 61,2'si ve konuşma engellilerin yüzde 54,5'i kendi başına hareket edebiliyor. Kendi başına bağımsız hareket etme durumu en kısıtlı olan grubu zihinsel engelliler oluşturuyor.

Günlük aktivitelerini yerine getirirken bir başkasına tam bağımlı olanlar, iş yerinin fiziki şartlarından en fazla rahatsızlık duyuyor. Günlük aktivitelerini yerine getirirken bir başkasına yarı bağımlı olanların yüzde 46,4'ü, faaliyetlerini bağımsız yapabilenlerin yüzde 24,3'ü iş yerinin fiziki şartlarının uygun olmadığını belirtiyor.

ANKET

Henüz Anket eklenmedi!
Sonuc