Diyarbakırın Gazetesi
18 Kasım 2017

TARİHİ KALE HARABEYE DÖNDÜ

Diyarbakır’ın Lice ilçe merkezinde bulunan Antak Kalesi bakımsızlıktan dolayı harabeye döndü. Antak Kalesi ve çevresine sahip çıkılması gerektiğini belirten yöre halkından Abdullah Senim, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kendileri için kültürel değeri olan Antak Kalesi’ne sahip çıkmasını istedi.

Tarihi köprüsü, minaresi, mağarası, camii ve kilisesi, taş yapı kuyuları, eski değirmen taşlarıyla Antak Kalesi’nin antik bir şehir olduğunu ancak zamanla bakımsızlıktan harabeye dönerek kaybolduğunu belirten yöre halkından Abdullah Senim, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Antak Kalesi için çalışma başlatması gerektiğini savundu.

Antak Kalesi’nin turizme kazandırılması sonucu bacasız bir fabrika olacağını belirten Senim, “Kalenin özellikle yaz aylarının yanı sıra ilkbahar ve sonbahar aylarında da çok güzel bir manzarası var. Kaleden bakıldığı zaman bütün Lice kırsalı,  Hazro ve Kulp dağları çok güzel görünüme sahiptir. Müthiş bir manzarası var. Hatta Yavuz Selim'in yaz tatilini burada geçirdiği bile anlatılır" dedi.

Silvan’da yapılmak istenen Ilıksu Barajı sonrası Antak Kalesi ve civarının sular altında kalacağını da sözlerine ekleyen Senim, yetkilileri duyarlılığa davet ederek, “Burada bir cevher vardır kimse ilgilenmiyor böylesi yerlere değer verilmiyor ne yazık ki yıllardır yaşadığım en güzel bir yerdir” diye konuştu.

Antak Kalesi ve sahabe mezarlığı hakkında kısa bir bilgi de veren Senim, “Diyarbakır, Lice ilçe merkezinin 15 km. güneydoğusunda Kayacık ve Kabak Kaya Köyü’nde bulunan Antak Kalesi’nin ne zaman ve kimin tarafından kurulduğu kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber kalenin Roma döneminden kaldığı ve 532 yılında Bizans imparatoru I.Iustinianus tarafından onarıldığı sanılmaktadır. Ebu Abdullah Muhammed bin Ömerü’l Vakadi’nin yazmış olduğu kitapta bu kalenin hicretin 17.yılında, VII.yüzyılda Diyarbakır bölgesini ele geçirmek isteyen Iyaz bin Ganem ve Halid bin Velid tarafından Diyarbakır’ın fethinden hemen sonra Arapların eline geçtiğini yazmaktadır.Kalenin ismi farklı kaynaklara değişik isimlerle geçmiştir. Eski Arap kaynaklarında Hetax, Silvanlı tarihçi İbnü’l-Ezrak da Hatak olarak bu kaleden söz etmişlerdir. Bununla beraber bir çok kaynakta da Atak olarak geçmiştir. Burada bulunan Entak şehri Mervaniler ve Artukoğulları döneminde (X.-XIII.yüzyıl) önemli bir yerleşim yeri idi. Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Savaşı’ndan (1514) sonra kale Osmanlıların eline geçmiştir. Evliya Çelebi bu kaleden “Kale nehir kenarında yüksek bir tepe üzerinde, dört köşe taş yapılı güzel bir kaledir” diye söz etmiştir. Kaleden günümüze yalnız temelleri gelebilmiştir. Kalenin üzerinde yıkık bir cami kalıntısı bulunmaktadır. Güneyinde de Ak Kilise isimli bir kilise kalıntısı vardır. Halid bin Velid kaleyi Batis bin Selimus’tan almıştır. Halid bin Velid kalaye dağ tarafından, İyaz kale kapısı tarafından saldırıya geçti.Dağ tarafından kaleye girmeyi başaran Halid kale içinde şiddetli çarpışmalara girdi. İyaz da sarp yerden yolu izleyerek içeri girdi, kale içindeki direnci kırdı.Ordu kaleyi aldı.Daha sonra önceleri fetholunan Silvan’a doğru yöneldiler” dedi. 

ANKET

Henüz Anket eklenmedi!
Sonuc