Diyarbakırın Gazetesi
22 Eylül 2017

‘VALİ AKSOY KENTİN EN BÜYÜK ŞANSIDIR’

Diyarbakır valisi Hüseyin Aksoy’un kent için büyük bir şans olduğunun altını kırmızı kalemle, kalınca çizen SİDER yönetim kurulu başkanı Şükran Yılmaz, 7 ay gibi kısa bir sürede projelerini nasıl hayata geçirdiklerini, kendilerinden nemalanmak isteyen rantçıları, projelerini sekteye uğratma isteyenleri ve daha bir çok şeyi dillendirdi.

Diyarbakır valisi Hüseyin Aksoy’un kent için büyük bir şans olduğunun altını kırmızı kalemle, kalınca çizen SİDER yönetim kurulu başkanı Şükran Yılmaz, 7 ay gibi kısa bir sürede projelerini nasıl hayata geçirdiklerini, kendilerinden nemalanmak isteyen rantçıları, projelerini sekteye uğratma isteyenleri ve daha bir çok şeyi dillendirdi.

İşte o röportajdan bazı başlıklar:

BEŞENK: Önceki gün İl valisi Sayın Hüseyin Aksoy ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine kayım olarak atanan Sayın Cumali Atilla’nın da iştirakleri ile yeni Toptancılar sitesinin yapım startı için bir protokol imzaladınız. 7 ay gibi kısa bir süre içersinde kurulan ve örnek teşkil edecek bu çalışmanızın kısa bir hikayesini aktarır mısınız?

YILMAZ: Yaklaşık 7 ay önce Sur ilçesindeki toptancı ağabeylerimiz ile toplanıp bir dernek kurduk. Amacımız tek ses ve tek nefes olmaktı, çünkü Diyarbakır’da toplansanız 3 – 5 esnafı yan yana getirmeniz mümkün değil. STK’lar, dernekler var ama 5 kişi yan yana getiremezsiniz ama biz 250 esnaf bir araya gelerek en başta birlik olmayı başardık, asıl en büyük projemiz buydu. Yıllardır zaten toptancı esnafları olarak Sur bölgesinde topallıyorduk, gerek yaşanan olaylar olsun, gerekse yerlerimizin dar oluşu bizleri çok olumsuz etkiliyordu. Derneğimizi kurmamızın ardından bizleri hiç bir zaman yalnız bırakmayan, desteğini esirgemeyen Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüştük. Ardından Çevre ve Şehircilik bakanımız, Maliye Bakanımız, yeni Kalkınma Bakanımız ile görüşmelerimizi yaptık. Görüşme yaptığımız herkes projemize olumlu baktılar. Sayın Başbakanımız bize hazine arazisi hibe etti, SİDER projesinin yapılması için de TOKİ’ye devretti. Yerelde bu 7 ay içersinde üzerimizde emeği olan tek insan Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy’dur. Kayım olarak atanan Cumali Atilla bey de desteklerini esirgemedi ve bu protokolün imzalanmasını da bu iki değerli şahsiyet üstlendi.

BEŞENK: 7 Aylık bu çalışmanız süresince önünüze çıkartılan engeller olmuştur. Bu engelleri kimler, nasıl önünüze çıkarttı?

YILMAZ: İsim direkt olarak belirtmeyeceğim ama bir çok STK diye geçinenlerden, esnafın sesiyiz diyen odalardan projeyi hayata geçiremeyeceğimiz, yapamayacağımızı, başaramayacağımızı diyenlerden tepkiler aldık. Bize devletin size verecek iki kuruş parası yoktur diyenler çok oldu. Önümüze taş koyanlar da, beceremezsiniz diyenler de çok oldu. Çok sustuk, yeri geldi üç maymunu oynadık, yeri geldi gözyaşlarımı içime akıttım çünkü bende umudu olan 250 insan vardı, bu insanların ailelerini de denkleme katarsak binlerce insan yapıyor ve bu insanlar verilecek olan bir yanıtı bekliyordu. Tüm yönetim kurulumuz ve esnaflarımız olarak hep destekleri yanımdaydı. Tüm güçlüklere rağmen esnaflarımızla kenetlenmiştik ve yanımdaydılar.

BEŞENK: Ortaya çıkan tabloya göre birileri bölgenin kalkınmasının önüne set mi çekiyor?

YILMAZ: Bir kesim var ki bölgeye yatırım yapılmasını istemiyor. Bakın, bu projemiz hayata geçirilir ise 5 ile 7 Bin arasında insan istihdam edilecek. İşyerlerimiz 3 katlı olduğu için de 3. katlar ağırlıklı olacak. İmalathane demek üretim demektir, buda bizim üreten bir şehir olmamız anlamına gelir. Diyarbakır yıllarca Batı’dan alıp tüketen bir toplumdu, şimdi kendimiz üreteceğiz. Bizim de asıl gayemiz birleşip, üretmekti.

BEŞENK: Söylemlerinizden anlaşılan o ki, hükümet kaynakları elle tutulur bölgesel projelere tam destek verirken birileri bunu istemiyor mu?

YILMAZ: 7 Aylık süreçte 2 şey fark ettim, ya birileri ile ortak hareket ederek rant sağlayacaksınız, yada onların misyonuna, farklı siyasal görüşlerine sahip olacaksınız ki bu bakış açısı bölgenin kalkınmamasına yönelik. Devlet bölgenin kalkınması için elinden geleni yapıyor. Ben Sayın Başbakanımız ile 2 – 3 defa görüştüm, her defasında projemize tebessümle, güler yüzle hep evet dedi, olumlu baktı. Hiçbir bakanımız bize hayır demedi projemiz konusunda, hep işlemlerimizi hızlandırdılar. Diyarbakır valimiz projemize dört elle sarıldı, yeri geldi ben unuttum, kendisi bana hatırlattı. Gece yarısı Sayın valimiz arayarak ne aşamadayız dedi. Diyarbakır çok sahipsiz bir şehirdi, onlar bu Diyarbakır’ın şansı, ben her zaman şunu derim, şimdiye kadar Diyarbakır’ın bir şansı vardı oda Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy’du, şimdi iki şansı var, Cumali Atilla beyle birlikte.

BEŞENK: Rantçı guruplardan söz ettiniz, bu rantçı gurupların beklentileri nelerdir?

YILMAZ: Bu rantçı guruplardan bizlere ortak olmak isteyenlerde oldu, TOKİ yapmasın biz yaparız diyenler de oldu. Peki, ne olacaktı, bu proje hayata geçtikten sonra çok sayıda dükkanın sahibi olacaktılar ve bu işten ciddi nemalar elde edecektirler. Biz ne yaptık, laflarını ağızlarına tıktık ve devletimizden istedik.

BEŞENK: Hazine arazisi hibe edildikten sonraki aşama ile ilgili bilgi verebilirmisiniz? Taksitler, ücretlendirmeler nasıl olacak?

YILMAZ: Bizden şu ana kadar arazi ile ilgili olarak hiçbir şekilde ücret talebinde bulunulmadı. Bundan sonraki süreçte projemizi TOKİ hayata geçirecek ve ücretlendirme de şöyle olacak, yüzde 10’unu peşin verene 96 ay, yüzde 20’sini peşin ödeyene 120 ay vadeli taksitler yapılacak. Şu anda avam projeyi yapıyoruz ki 20 günü bulur, o zaman tam anlamı ile fiyatlar netleşecek.

BEŞENK: Diyarbakır’da Bin 300’ün üzerinde STK ve dernek var iken 7 aylık geçmişi olan SİDER uzun yıllardan bu yana bir projeyi hayata geçirdi. Bir mesajınız olacak mı bu anlamda?

YILMAZ: Aslında projemizin hayata geçmesi belli şeylere de mühür bastı. Biz istemesini bilirsek devlet veriyor. Geçtiğimiz günlerde Spor bakanımız ile ayak üstü bir sohbetimiz oldu kendileri ile bana dönüp dediği şey şu; Diyarbakır’ımızda ki gençlerimiz, çocuklarımız için isteyin, bana düzgün proje getirin, ben size yapayım dedi. Sayın Başbakanımız ile ilk görüştüğümüzde projemize baktıktan sonra şunu söyledi; işte bu, isteyin biz size verelim dedi. İstemesini bilmiyoruz maalesef. Oturup ya dedikodu yapılıyor, ya da şikayetçi STK’lar oluyoruz. Tüm STK’ları kast etmiyorum ama bazıları Ankara’da genel merkeze gittikleri zaman ellerde 10 – 15 dosya ile gidiyor, ya il başkanını kötülerler, ya vekili kötülerler yada başka STK’lara taş atarlar, sadece şikayet var. Biz ilk kurulduğumuz günde söz verdik, şikayet etmeyeceğiz ama projelerimizi de sunacağız. Kolayı herkes yapar, önemli olan zoru başarmaktır. Kim bu memlekette bir taş üstüne taş bırakacaksa her zaman hizmetkarı olurum, yanında yer alırım.  AHMET BEŞENK

ANKET

Henüz Anket eklenmedi!
Sonuc